İnsanın
yaratılış doğasında,adalet ve eşitlik gibi kavramlar ile huzur paralel bir
seyir halinde seyretmeyince sürekli değişim isteği uyanır.Aklıyla stratejik
planlar yapan toplumlar da popüler bilimlerin de manipülasyonuyla bunu
kullanırlar.Karşınıza 2012 gibi tarihler çıkması muhtemeldir zira bu tarihler
çok ince hesaplamaların sonucunda karşınıza "tesadüfen" çıkarılmış
bir veriden fazlası değildir görünüşte.Gerçekten 2012 dünya için önemli olsaydı
sizce bu kadar sakin olabilirler miydi ?
2)Aslında
benim de kendime sürekli sorduğum bir soru bu,koca bir yalansa-ki öyle
görünüyor- kim var bu tezgahın arkaplanında ve asıl amaç ne ?
Cevap:
Şuan
2009 un son demlerindeyiz ve dünya 2012 +-2 ile en iyi ihtimal 5 sene daha
dönüşünü içerisindeki bu kadar popülasyonla sürdürecek demektir.Oysa en basit
bir Afganistan ve Irak operasyonunda bile milyarlarca dolar harcanmış ve
toplumlararası infialler uyandırılmıştır.Sormak gerekiyor tam bu anda
peki,Holywood profesörleri 2012 için bu derece çırpınırken-ki 6 milyar insanın
4 gün içerisinde sonrakilerin ise hastalıklardan öleceği biliniyorken bilim
çevrelerince- aynı duyarlılığı ne gariptir ki ABD gibi bu sorundan ciddi
anlamda etkilenecek bir devlette göremiyoruz.Küresel ısınma gibi coğrafik
felaketler için gereken adımlar bile atılmazken açıkçası 2012 gibi yarı
hayalvari bir kehanet kimsenin umrunda olmayacaktır.Ayrıca bu kurulu tezgahı
kullanmak isteyecek olan "derin" çevreler de çıkabilir.Bazen dizi
izlersiniz arada reklamlar girer işte onun gibi biri diğerinin pastasından bir
pay alabilir.
3)2012
için Ruhbilimciler ve astronomlar farklı şeyler söylüyor,Teokratik kesim ise
temkinli yaklaşıyor,marjinal kesimler ise bunun Kıyamet veya dünyanın sonu dahi
olabileceğini söylemekten çekinmiyor.Dediğiniz gibi her kesim için daha şimdiden
iyi malzeme olmuş bile.İşe ters gözlük camından bakalım ve bir de ihtimale
kuvvetlilik yükleyelim o zaman ne görmüş oluruz ?
Cevap:
Teorilerin
gerçeğe dönüşme veya dönüştürülme ihtimali her zaman var elbette.Mesela yarın
istanbulda bir deprem olsa ve bunu biz filanca kehanete dayandırsak elbette
bunu kehanet söylemiş sanılır.Fakat bilim dediğimiz yapı kehanetlere göre
kendini ayarlamaz.Dediğiniz doğru zira her kesimin başta da söylediğim gibi
farklı beklentileri var.İnsanlar sürekli mutlu olmanın yollarını bazen farklı
sebeplerle ilişkilendirebiliyorlar.Bu açıdan 2012 +-2 gözönünde bulundurulursa
, küresel bir tezgaha dönüşebilecek bir kehanet haline getirilebilir.Özellikle
birçok kesimin doğal kaynakların şuanki haliyle 20 veya 30 sene sonra insanlığa
yetmeyeceği hatta bazı marjinal örgüt ve grupların insan nüfusunu azaltmak
gerektiği görüşleri de dikkate alınırsa, işte o zaman kehanet kehanetlikten
çıkıp bir senaryosal plan haline gelebilir.Pastadan bomba çıkabilir veya
uzaydan başımıza taşlarla kamufle edilmiş nükleerler yağabilir.
4=)
Yani bazı marjinal kesim ve devletlerin böyle bir plan yürütebileceğini mi
söylüyorsunuz ?
Cevap:
Kehanet
gerçekleşip gerçekleşmemesi belli olmayan bir şifreli mesajdır.Gerçekleşmeme
ihtimalini hazmedemeyecek marjinal örgütler ve devletler bunun için
"B" planını devreye sokabilirler ve tahminim bunun altyapıları çoktan
yapılmıştır.Silahsızlanma ve nükleer reaktörleri devre dışı bırakma projesinin
BM bayrağı altında yürütülmesi de belki başka bir kehanettir :)
5) Dünya
halkları bu oyuna bilerek mi yoksa bilmeyerek mi getirilecek o zaman ?
Cevap:
Dünya
halkları dediğiniz kesimden stratejik olarak muhtemelen belirli noktalar
belirlenmiştir.Yok edilecek toplumlar ve uygarlıklar da
işaretlenmiştir.Ruhbilimci çeşitli kesim "Çağ" değiştireceğiz,bakın
bugünden çok daha fazla psişik yeteneklere sahip olacağız,güzel günler
geliyor" gibi oldukça garip sözcükleri bizlere fısıldıyorlar.Amerikan
filmlerinde genelde aynı tema işlenir.Pearl Harbor filmindeki saldırıda kurtarılabilecek
ve kurtarılamayacak askerler vardır ve Peder ölmesine muhtemel gözle bakılan
kimselerin yanına giderek "Kurtulacaksın,çok güzel günler göreceksin"
gibi gerçek dışı son ana ilişkin "Seni kurtaramayız ama Amerika
kurtulacak" gibi dipmesajları da göndermektedir.Şuan dünyada çeşitli
kesimlerin "pozitif" yalanlarının da kaynağını bu düşünce
oluşturmaktadır.
6)
2012 nin bir an gerçekleşecek bir kehanet olması ihtimalinde durursak nele akla
gelebilir ?
Cevap:
Eğer
gerçekleşirse hertürlü teknolojiye elveda ederiz.Altyapı ve medeniyet
sistemleri tamamen devredışı kaldığından eski çağlardaki çadır düzenine döneriz
eğer hayatta kalabilirsek.Ciddi depremler ve afetlerle birlikte muhtemelen
yeryüzünde çok fazla canlı kalmayacaktır ve et ve ot gibi temel besin
maddeleriyle temiz Su yu edinmek günümüze göre inanılmayacak düzeyde
zorlaşacaktır.İşin açıkçası en iyi ihtimal olarak gördüğümüz hayatta kalmak
bize çok zor bir yaşamın kapılarını açacak,tüm bilgi ve birikimlerimiz ya
sulara veya fay hattının kırıklarıyla oluşturduğu yıkıntılara
gömülecektir.Tahminlere göre ortalama 1600 lü yıllara dönmüş
olacağız.Toparlanmamız ve hayatımıza devam edebilmemiz ise ortalama 50 yıl gibi
bir süre alacağından o yıllarda 18 yaşında olan birisi 68 civarlarında 1800
lerdeki durumlara erişebilecektir.
Tahmin
edilen öyle psikolojik ve psişik algılarda ciddi değişimler olması ise olsa
olsa bu şekilde hayatta kalan ailesini ve herşeyini kaybetmiş birisi için ciddi
travmatik bir kişilik seyri şeklinde olacaktır.Parapsikolojik gelişim veya algı
yeteneklerini farketmekten çok hayatta kalmak için yemek yemek ve barınmak gibi
temel ihtiyaçları için uğraş verecektir.Bu açıdan bakıldığında "Algı"
çağı olarak adlandırılan 2012 nin temel çerçeveden görünüşü tamamen aksi yönde
olacaktır.Tarih yazmamıştır ki hiçbir ölüm kokan kehanetin ardında psikolojik
değişim pozitif yönde gerçekleşebilsin.iyiniyetli bir öngörü olarak alsanız
bile insanları kandırmaktan öteye geçemez.
7)
Tablo çok karamsar değil mi,oysa bugünün insanları sanki bir kapıdan geçeceğiz
ve cennetvari bir hayat yaşayacağız diye lanse edilen fikre göre yorumlar
üretebiliyorlar,hatta 2012 yi büyük değişim yılı olarak sayanlar bile var,sizce
bu da dünya toplumlarına bir ihanet olabilir mi eğer bu kehanet gerçekleşirse ?
Cevap:
Tarih
boyunca sürekli toplumlar böyle iyiniyet masallarıyla zaten uyutulmuştur.Mesele
olan konu muhakkak bir kılıfla süslenir.Tıpkı kralın dikenli taç takması gibi
başına.
Karamsar
değil realist bir tablo izah ettik.Son zamanlarda insanlar hep iyi sözler duymak
ve işitmek istiyor ama gerçekleri de sırf bu yüzden saklamak bence yersiz ve
ahmakça.Süre yakınlaştıkça infialler daha üst seviyeye çıkması muhtemel.2012 de
eğer Maya verileri doğru deşifre edildiyse ve bilgileri de doğru ise değişim
olma ihtimali vardır.Fakat bu sanıldığı gibi öyle pembe,pozitif değişimler
değil aksine ciddi anlamda infial yaratacak,toplu ölümlere ve bilimin çöküşünü
izleyeceğimiz değişimler olacaktır.
8)
Siz bu 2012 nin gerçekleşecek bir ihtimal dairesinde görülmesine nasıl
bakıyorsunuz?
Cevap:
Şahsi
fikrim hepimiz içi doldurulamayacak kaplara su doldurmakla meşgulüz.Kapların
altları zaten kırık ve onarılamayacak durumda.Kendi sistemlerimizi ve
yapılarımızı onarmaya çalışıp birbirimize daha güzel şartlar sunan toplumlar
haline gelsek bence 2012 ler çok da önemli bir hal olmaktan çıkacaktır.Tarih
boyunca mistizm böyle tarihler üretmiştir.Mesela 2000 için birçok marjinal
kesim kıyamet öngörüleri deklare etmiştir fakat bunların hepsi fiyasko ile
sonuçlanmıştır.Görülmektedir ki tarihleri bizler değil ALLAH tayin
etmektedir.Bazı bilimsel öngörüler olabilir ama adı üzerinde bunlar
"öngörü" dür.Kesinlik ifade etmekten uzak çok zorlama ile tavsiye
niteliği taşıyabilecek birtakım bilgilerdir.Mesela insanlar şunu hiç sormuyor
1954 de ölçülen Schumann Rezonansı yüzlerce yıl önceki verileri nasıl stabil
kabul edebilmektedir ve 7.4 olarak ölçtükleri değerlerin sürekli 1980 lerden
sonra arttıklarını gözlemektedirler.Böyle bilim olur mu diye insanların sorası
geliyor.
Sismologlar
bile asırlarca bilgiyi irdeleyip fayların yapılarını ve davranışlarını
çözümlerken,Schumann böyle ciddi bir meseleyi anca 1950 li yıllarda
keşfedebilmiş ve geçmişe dönelik de öngörülerde bulunmaktan
çekinmemiştir.Ayrıca sürekli 2012 üzerinde durulurken Bilim uzmanları tarihin 1
veya 2 yıl sapabileceğini de gözlemlemiştir.Güneşteki kopuşları bize kodladığı
söylenen Mayalar dünya yok olacak diye bir idda ortaya atmamışken,marjinal
kesimler bütün verileri-doğru olsun veya olmasın- harmanlayıp ortaya bir proje
çıkarmışlardır.Bunların hepsi olasılık dairesinde değerlendirebilir fakat
kesinlikle "olacaktır" demek bence anlamsızlığa itiştir
insanlığı.Madem olacağını öngördünüz o zaman ne tür önlemler almaktasınız diye
insanlara sorarlar ?
Cevabı
anca film çekebiliyoruz biz kitaplar yazabiliyoruz böylesine ciddi bir
meseleyle ilgili.
Mısıra Piramitleri nasıl yaptırdılar? Uzaylılar hakikaten varmı? Bismillahirrahmanirrahiym Bildirenin kıymeti yoktur.Önemli olan hakikat ise ibret almak sahte ise uzaklaşmaktır. Herkesin merak buyurduğu bir sualle mevzuya başlamayı uygun buluyorum.İşin kaynağı bizim nur kaynağımız olan Peygamber Efendimiz(s.a.v) in alemlere rahmet peygamberi hadisesidir. Hepimiz biliriz ki FahriAlem Efendimiz(s.a.v) sadece insi ve cinni değil tüm alemlere rahmet ve merhamet kaynağı olarak gönderilmiştir.Öyleyse ALLAH u Teala(c.c) bunca yarattığı alemleri elbette süs olsun diye veya sadece insan baksın ALLAH ın büyüklüğünü idrak edemese de düşünüp de ibret alsın dersek elbet eksik bir cümle olur bu. Bugün koca bir alemde belki de yanlızız sanıyoruz kendimizi.Ama dünya dışında nice erişebildiğimiz ve erişemediğimiz gezegenler,galaksiler ve farklı yaşam türleri var. Evet. Altın sorunun cevabı Uzay dediğiniz kainat aleminin sonsuzluğnda da ALLAH a ibadet eden bir takım "şerefli mahluk"lar var.Bunların da dini İslam ve bizler gibi ibadet edeni ve yok sayanı da var.Bizden daha üstünler ve bunlar zamanötesi seyahat olayını çözdüler.Tahmin edildiği gibi bunlar Cinni varlıklar değiller.Çok farklılar bunu kelimelerle tarif etmek zor ama onlar da bu imtihan dünyasının(aleminin) içindeler.Zaman zaman dünyaya geliyorlar,teknoloji bunların ellerinde adeta köle misali.Zannedildiği gibi dünyaya zarar vermek gibi bir niyetleri yok zira ALLAH tan korkan varlıklar.İlimde ve birçok alanda bizlerden ileri bir yaşamları var.Bir nevi zaman gibi düşünmek lazım ve geride kalmışları da var.Hepsi ALLAH ın kulu hepsi fıtratında müslüman... Gördüğünüz UFo denilen araçlar da onların yüksek teknolojisini barındırıyor.Tek merak ettikleri tıpkı bizler gibi evrende yanlız mıyız felsefesi? Biraz korku ile bizleri ziyaret ediyorlar.Amaçları bizleri,vücut yapımızı ve yaşam kaynağımız olan herşeyi incelemek. Bunlar çok havada bilgiler gibi görünebilir.E nerde bunun esprisi kardeşim diyebilirsiniz. Var olduğuna ve türleri ile ilgili kanıtlara varan bilgileri bilen kardeşlerimiz için bu bir şaşırtıcı mesele değil elbette.
İsrail neden kuruldu,kuruluşu ne zamana dayanıyor? Sevgili kardeşlerim ALLAH ın rahmeti ve merhameti tüm inanan kardeşlerimizin üzerine olsun.ALLAH u Teala(c.c) bizleri her türlü varlığın şerrinden korusun ve onlara Lanet etsin. Bilinmesi gereken yegane önemli bilgilerden birisi bizde israildir.İsrail bilindiği 1950 de filistin topraklarını işgal ederek kurulmuştur.Yani bir devlet olmak için işgalini 1950de başlatmıştır.Biiznillah bu şer devleti içinde ALLAH ı hakkıyla bilen birtakım kimseler de vardır lakin diğer uluslara göre bu devlet,yapı itibariyle Muharref yani bozulmuş asli ilahi kaynağını yitirmiş Tevrat a göre hükümlerini,plan ve stratejilerini belirler.Ön planda bir devlet fakat hakikatte gizli çalışan bir örgüt koca devleti idare etmektedir.Tıpkı Vatikan gibi düşünülebilir.İstanbul un fethi manevi alemde dengelerin değişmesine sebep oldu.O dönem in kahin denilen birtakım büyücüleri,Osmanlı dan korkmuş ve dünyadaki ilerlemesine karşı yahudilerle protokol imzalamıştı.Bunu birçok kimse zahirinde bilmez çünkü bu şer köpekleri,hakikate hiçbir zaman inanmazlar.Onlar için varsa yoksa muhakkak bir üstünlük olmalı,eğer olmuyorsa bu uğurda muhakkak gereken ne varsa yapılmalıdır. Eylemlerini bu noktada birleştiren bu yahudi ve hristiyanlar(hakikatte kafirler) bir oyun düzdüler.Bu oyuna göre Osmanlı nın büyümesine dokunulmayacaktı.Yapılan savaşlarda İslam Sancağını taşıyan bu mübarek ulusun yenilmeyeceğini ikisi de biliyordu.Fakat O dönemki papalık o zamanki hristiyan aşırı dincilerinin gizli baskılarına dayanamayıp haçlı seferlerini düzenletti.Fakat bu iki seferin de sonucu yahudi köktendinci denilen hakikatten uzak sapıtmış zümrenin tahminleri yönünde çıktı.Bu sefer günümüze gelene kadar papalık yani hristiyan taifesinin başmakamı,hristiyan köktendincileri bir daha dinlememe kararı aldı. Bundan sonra birtakım Masonik(israiloğulları ırkından olmayan yahudi) hristiyanlar türetildi ve bunlar da ajan olarak papalık da yer aldı.Bunların aslında yerleştirme işlemi asırlar öncesine dayanır.Hz.İsa(a.s) peygamber ile başlayan israiloğulları ve Roma gerginliğinin sebebi İsa(a.s) ın Yahudiliği yeryüzünden kaldırmak için gönderilmiş olduğudur.Hak Peygamber olan İsa(a.s) ın gerçekten Hakiki elçi olduğunu Domuz gibi biliyorlardı.Fakat bunu bilmelerine rağmen gizli gizli planlar yapıldı.O dönem birtakım yahudi hahamları yeni gelen Hak Peygamber e tabi olmak gerektiğini söyledi fakat bunlar ezici çoğunluğun ardındaki azınlıktı.Asırlar sonraki Yahudi Devletinin temelleri -haşa- İsa(a.s) ı Tanrı dahi gönderse bozulmamalıydı ve onlara göre ALLAH kendilerine ahitlerinde ihanet etmişti(ALLAH ı tenzih ederiz bu kafirlerin fikridir).İşte bu günden sonra Onu öldürmek için halkı ayaklandırıp İsa(a.s) a saldırttılar.Roma burda ikilik düşünüp Hak Peygamber(a.s) i asmaktan halkı vazgeçirmek istedi.Fakat cahil halk,dinlerini böleceği söylenen bu Nasıralıya düşman edilmişti bir kere.Aynı dönem mistik inançlara yönelen kabbalaistler(yahudi ileri kafirleri) Lain olan iblisle anlaşmalar yaptı.iblis onlara bu davalarında yardım edecek ve onlara şart koşarak ahidnameleri olan Tevrat ı değiştirip Hakk hükümler yerine bazı birtakım farklı hükümleri benimsemeleri gerektiğini söyledi.Sonrasında ise İsrail diyarından küfrden kaçan kabileler görüldü.Geriye kalanları da bugün kalan kabbala denilen şeytani(ALLAH ın laneti üzerine olsun) örgütü icra ettiler.Roma o idamdan sonra acı gerçekle yüzyüze geldi ve ALLAH ın bir ikramı gibi İsa(a.s) taraftarları çoğaldıkça çoğaldı.O günkü emirler hemen hemen bugünkü emirlerle aynıydı.İsa(a.s) şeriatinde Son Peygamber Efendimiz(s.a.v) dan farklı fakat dinin özünde İslam olarak aynıydı.Gömülen İsa(a.s) değildi zira o daha evden çıkmadan evinden ALLAH ın katına kaldırılmıştı.Onlara bir benzeri gösterildi ve götürülen O kişi idam edildi(çarmıha gerildi).Bundan sonra İsa(a.s) a ne oldu bilinmiyor zira biz de bilmiyoruz. Konumuz İsa(a.s) olmadığı için sadece O nun alakalı bölümlerini sizlerle paylaştım. Sonrasında geriye kalan havariler tamamen vahysel olan kitabı bütünleyip bununla amel ettiler.Onlar da ALLAH ın katında müslümanlardı.Birçoğu İsa(a.s) ın idam edilmediğini biliyordu ve muhtemeldir ki kendilerine bildirileni yapıp Kudüsü terkettiler. Bu aradaki dönem süresinde kabbalacılar baya bilgi sahibi olmuşlar ve İsa(a.s) ın hakikatte öldürülmediğini öğrenmişlerdi.Eğer İsa(a.s) ın öldürülmediği meydana çıkarsa projeleri suya düşecek,doğal olarak da amaçları heba olacaktı.Yine bu amaçla romaya sahtekar iki yüzlü alimlerini bu aradaki dönem zamanında çokça göndermişlerdir.Ana kuralları şuydu; Yeryüzünde amaca ulaşmak için her türlü katliam,her türlü kamuflaj ve aslında inanmadıkları fakat şeytani amaçlar için kullandıkları lain iblisten öğrendikleri birtakım şeytani büyüler ile yapılacak her türlü eylem bu yolda kutsal sayılmıştı.Kişinin,grubun,hatta kendi hayatlarının dahi önemi bu yolda yoktu.Bir nevi cihad ilanıydı ama tek bir farkla büründükleri postun kutsallığından bazı yakınları dahi onları tanıyamayacaktı. Zamanla bu ajanlık olayını abartıp Papalığın içine dahi sızdılar.Öğretileri ve büyüleriyle papalardan kendilerine yakın gördükleri birini iznik konsilini ve halk arasında gezen sahte incillerden seçmesi için ikna ettiler.Bu dönem içerisinde para ve makam karşılığı yüzlerce hatta binlere varan incil yazdırtmışlardı.Amaçları sahteleri arasında gerçeğini kamufle etmek hatta yok etmekti.Konsilde de kendi adamları seçimi yaptı.Yani kendi kendilerine en yakın 4 incili gerçek diğerlerini sahte belirlediler.Bu dönemde yine magdalalı Meryem denilen Hz.İsa(a.s) ın kendisine yardım ettiği bir hanıma olmadık iftiralar attılar çünkü O da Hz.İsa(a.s) havarilerindendi.Peki diyeceksiniz ki bu kadarlarına güçleri yetiyordu madem neden dünyayı ele geçirmediler? Öncelikle güçleri vardı ama dünyadaki tek güçlü onlar değildi.Bunun bilincindelerdi ve sonrasında gelen islam dininin son elçisi Muhammed(s.a.v) ın da farkındalardı.Bu dönemde böyle büyük tehditte bulunmak sonucu olarak bütün dünyanın tepkisini çekebilirler ve Hz.İsa(a.s) da yaptıkları unutulmadan dünyayı tek bir yürek olarak karşılarına alabilirlerdi.Bunun ince hesapları yapıldığı için,önemli olanın bir yandan gelişmek diğer yandan da durum değerlendirmesi olduğunu iyi biliyorlardı.Zira kabbalaist bilgiler öyle üç beş günde veya yılda özümsenip ibadetleşecek bilgiler değildir.Nasıl ki dinde tasavvuf vardır bunlar da bir nevi o yükselmeye ulaşmalıdırlar.Yani lain iblisin metodlarını kullanarak dahi aslında ALLAH ın onlara verdiği izni düşünmekten aciz fakat kafaları küfre çalıştığından şüpheci bir toplum olmuştur israiloğulları.İçlerinden çıkan yegane peygamberlere yapmadıklarını bırakmamışlardır.Bunlar dünyanın düzeninde her alanda kendilerine yer kaptılar.Kimisi bilim adamı oldu,kimisi doktor,kimisi cinsel hastalıklarda ve ruhi hastalıklarda uzman oldu,kimisiyse ünlü bir şarkıcı.Ama hepsi memleketlerde sözleri geçen bir mertebede yer aldılar.Kabbalanın büyük geçmişi zamanında kollara ayrıldılar.Kendilerinin bir yol haritası vardı ve her yapacakları işin belirli bir tarihi vardı.Tarihler onlar için çok önemlidir ve elbette rakamlar,sayısal düzen... Bu sebepten ülkeleri etkileri altına alana kadar bekleyip makamların içlerine sızdılar.Bazıları hristiyan bazıları ise Müslüman gibi davrandı.Hepsi oyunun kuralı ve gereği içindi.Tıpkı Mecusinin Hz.Ömer(a.s) ı gelip camide namaz kılarken şehid etmesi gibi. Davaları gereği yıllar önce sürüldükleri ve ters düştükleri Kudüse geri dönmeliydiler.Bu arada osmanlı dönemine geri dönüyoruz.Yahudilerin almanyada çıkardıkları oyuna gelen hitler,bir nevi milliyetçi söylemlerle çokçasını gaz odalarında yaktığını söyledi.Hakikatte orda çok az yahudi vardı.Bu planlanmış bir senaryonun hayata geçirilmiş haliydi.Kimisi para için kimisi cennete gideceksin gibi tabirlerle kandırılmıştı.Dediğimiz gibi bunlar bazen hristiyan bir papaz da olabiliyor.Tesiri bulunan bu papazın o dönemki durumunu bir düşünün. saçma sapan ayinlerin,günah çıkarmaların hepsi,teslis dahil bu kafirler tarafından incile katılmıştır.Yahudilerin büyük oyunu sonucu sen beni sür ben yolumu bilirim diyerek önce bir kısmı Osmanlıya sığındı sonrasında da malum cemaat filistin diyarında tekrar faaliyet göstermeye başladı.Aslında orda ölmemiş bir ruh vardı fakat malum işaret gelmeden harekete geçemezlerdi.Bunlar sözlerine sadık kalarak(kendi menfaatleri için) hristiyanlara bir iyilik yaparak,osmanlıyı önce fetihlerden soğuttu sonra da osmanlının çökeceği dedikodusunu dört bir yana "hem de papazların eliyle" yaydırttı.Aralarında yahudi dönmesi hahamdan dönme papazlar da vardı.sonra osmanlı da faizli banka sistemini kurdular ve osmanlıyı tekrar fetihlere zorlamak için avrupada dinde ve hayatta yenilik anlamlı rönesans ve reformu ilan ettiler.Nedense avrupa bu işten Osmanlı gibi bir ulus kadar zarar görmedi.Yaptıkları bu devrimden sonra teker teker büyük uluslar bölünmeye başladı.Milliyetçilik akımıyla bu devletler bağımsızlığını ilan ettiler(Milliyetçilikten kasıt kendi milletini kur fikridir).Sonrasında Osmanlıya ne duruyorsun toprakların elden gidiyor bu ayaklanmaları bitir diye çağrıda bulunan bu osmanlıdaki birtakım kabalaistler,savaş ve kayıplarla Osmanlı ekonomisini felce uğrattılar.O yıllardan bu yıllara bildikleri tek şey vardı ki para ve altına sahip olan dünyaya sahip olur cümlesiydi.Kurdukları Osmanlı bankası savaş nedeniyle devletin kredi talebini "reddetti".Böyle bir lüksü olmayan banka savaş sonrası kapatıldı ve ganimetsiz döndüğünden baya bir zarara girdi.Bu zarar sonrası ödenmeyen maaşlar ve bağımsızlık merakı tüm osmanlıyı alevlendirdi.Yeniçeri ayaklandı,bir takım ajanlarını da faaliyete geçirdiler ve din elden gidiyor propogandası yaptırtarak halkı birbirine kırdırttılar.Nihayette bunların en sevdiği şey fillerin önüne fareyi koyarak halkı ezdirmektir.Osmanlı bu kopmalara karşı çaresiz kalınca hristiyan misyonunun temsilcilerine görevi iade ettiler.Bunlar da leş kargaları misali memleketi böldüler.Osmanlı bölünürken askeri grupda hareketlenme oldu ki subay kolunu kabalacılar ihmal etmişlerdi.Ayrıca papalık ile görüşen üst düzey kabalacılar devlet sözünü tutmaları gerektiğini fakat hristiyanların kendilerini sattıklarını defalarca söylediler.O dönemki papa uyanık davranıp Atatürk ün memleket kurmasının memleketi bölmekten daha mantıklı olduğunu gördü.Bunu nasıl gördüğünü bilmiyoruz ama gördü.O dönemki yahudi zihniyetcilerine göre zaten bu hristiyanlaştırılması planlanan topraklar bu kafir taifenin eline er ya da geç geçecekti.Kendilerinde bu derece bunlara karşı imani güç bulunmadığını bildiğinden gizli bir bildiriyle tüm alanlarda savaşanlardan sonra geri çekilmelerini söyledi. Yani savaş,Atatürk ün çıkmasıyla son bulma safhasına ilerledi.Bu noktada Atatürk büyük bir misyonu üstlenerek hem kabalacı hem de hristiyan camiasına karşı asil bir duruş sergiledi.Denildiği üzre Atatürk ayyaş bir dinsiz değildi.Müslüman ve ilahi kelamın manasını bilen biriydi.Birçok şeyi bilmesine rağmen halka bugün yaptıklarıyla değil hatalarıyla anlatılır(kabalaist oyundur sakın kanmayın).Bizler bilirz ki hepimiz günahkarız çünkü ALLAH ın katında ibadetlerimizi kabul edip etmediğini bilmiyoruz.Ama üstümüze düşen görevleri nefsimizle savaşımızdan sıyrılabildiğimiz ölçüde yapmaya çalışıyoruz.İşte Atatürk de böyle birisiydi.Savaşın çetin günlerinde Müslüman Türk Milleti çok büyük zaferler kazanmış,İslam Sancağı Kıyamete kadar inmemek üzre Dik ve Bu Aziz Millette kalmıştı.Tabii masonik ve kabalaist kesimler bu zafer üzerine eksiklerini değerlendirmek üzere ve yeni stratejilerini belirlemek üzere uzun süre suskunluğa çekildiler.Bu zafer onlara göstermişti ki Hristiyanlar kendilerine pek fazla benzemiyordu.Kendileri dışında güvenebilecekleri millet de yoktu.Artık kehanetin (kendi safsatalarının) gereği olarak İsrail devletini kurmaları ve kıyamet savaşına hazırlanmaları kalmıştı.Kudüs ve süleyman mabedi fikri de aynı kabalaist fikirden türemişti.Ulus kurmak sonrasında ulusları davar gibi sürüp İsrail in gerçek topraklarına hakim olmak fikri ana politikalarında hep varolmuştu ama bu çok zor ve çetin biryoldu.Aşamaları geçmek için yeni stratejileri ise güzelin arkasına çirkini saklamak oldu(maske).Her memlekette hayır kurumları açtılar.Sağlık sektöründe bilgi sahibi oldular.Eğitim kurumlarında yer aldılar.Hatta bu kurumları müslümanlara ve hristiyanlara yönettirdiler.Anlayacağınız tam bir zihin yıkama operasyonu seneler sonrasındaki yeni stratejileriydi.Ayak değiştirip savaşı bundan sonra gizli kapaklı sürdürmeliydiler.Ayrıca varlıklarını tam anlamıyla gizlemeden bunu yapmalıydılar.Bu ara kendilerine yeni bir masonik dernek olmayan eski köktendincileri harekete geçirdiler.Bunlar Amerikada film yapıyor ve sürekli Kıyamet dedikoduları üretiyordu.Sahte Mesihler çıkartılıyor ve insanların zihinleri bulandırılıyordu.Aslında burdaki yegane amaç Mesih fikrini bilinçlere sokmaktı.Bunu da becerdiler.Bu süre zaafında Türkiye de en göze batan politikaları İslam ı bölerek ümmet/millet kavgası çıkartmak oldu.Arada büyük denemeler yaptılar mesela 80 ihtilalinde sağ ve sol kavgası da bunun bir örneğidir.Devlet düşmanı milliyetçi kavgası baktılar pek böldürmüyor milleti hemen terörizmi kullanmaya başladılar.Bunu ispanyada da yaparlar çünkü ispanyollar latin amerikada kendi çıkarlarını tehdit edecek kadar ileri gidiyorlar.Koydukları kavramları zaten biliyorsunuz tek tek açıklamaya gerek yok:küresel ılımlı islam,yeni dünya düzeni,bop,evsizler dernekleri,deniz feneri,yardım edecek kimse yok mu gibi fakir edebiyatıyla hayır böyle işlenir gibilerini çok severler.Mesela son 100 yılda yiyecek ve sağlık sektörüyle eğitimde faaller.Bina yapımında hatta ücretsiz check-up sisteminde de zihniyetleri aynı.Bir peygamber ya da din büyüğü gelir de bunların hali berbat olabilir.Yani kontrolleri dışında insan istemiyorlar.Bütün gayeleri ve amaçları önce bireyi sonra toplumunu sonra da tüm ulusları tekellerine almak istiyorlar.Bu amaç onların artık gizli amacı gibi görünse de azcık politika bilen herkes bunu anlar.Cahile din pompalayın ama gerçeği değil,laike ise cahil yobazları diyin,zengine sosyal yaşamdan dem vurun,çalışana adaletsizliği... Son dönemden birkaç örnek vermek isterim: Hepimiz izliyoruz TURKCELL adlı şirketin son 3G reklamlarını Bu reklamda 4 kız rengarenk üzerlerinde 3G yazan giysilerle kol kola ne güzel şey merak diyorlar.Çok masumane görünüyor değil mi? E ne var kardeşim bunda diyenleri duyuyor gibiyim.Fakat unuttukları birşey var. Yıllar önce rock müziğini dünyaya tanıtanlar bunlardı.Şimdi ise satanizme insanları götürdüler.Eğer aldanırsanız yani merak ederseniz sizi hayvan gibi sürerler.Ha ben nerede duracağımı bilirim diyorsanız amenna... Bir de dinler arası diyalog var ki evlere şenliktir. bir papa sorumlusu,bir haham ve bizim diyanet işleri başkanımız gider aynı karede görünür.Maksat bak biz kardeşiz verin şu elinizdekileri artık gibi şeylerdir:) Savaşı lanetlerler ama kendi savaşları kutsaldır.Baktılar üzerlerine çok geliniyor dünyada bir karışıklık hooop bakarsınız kanal değişmiş bile. Her türlü teknolojik,sosyolojik ve bilimsel sahtekarlığın altlarında imzaları var. Sizler bu oyuncaklarla yaşanmayan dünyayı öğrenirken onlar sizin geleceğinizi çizerler.Yahu benim neyime pisagor der yırtınırsınız onlar ise X ışınlarının genler üzerinde etkilerini yer altındaki laboratuarlarında araştırmakla meşguldur.Yani bu bir nesilsel beyinsel köle ırkı oluşturmaktır.Yani hayvanileştirme operasyonudur.Zannedilmesin ki sadece biz böyleyiz bizim gibi nicelerini kullanıyorlar(sadece müslüman değil).Şimdi yeni modaları kürt sorunu.. amaçları yıllar önce kendilerine kazık atan hristiyanlar yerine yeni taşeronları kullanmak.O zaman hristiyanlardı şimdi ise görev ayrılıkcı kürtlerde.Ha yerse ne ala ki tepedekileri yiyor maşallah rahat öyle bir batıyor ki yarın sürülüp öldürüleceklerinin farkında bile değiller.Ha yemezse figüran üretilir nasıl olsa tarihi ve bilimleri bunlar yönetiyor.Birini çıkarır derler ki atıyorum Sübraniler Irak ta Türkiye kurulmadan önce sınırda yaşıyorlardı.E bunlara Türkler soykırım yaparak vatanlarından sürdü.Nerde bu sübranilerin hakları kardeşim gibi birilerini daha çıkarırlar.Hatta bunların güdümünde büyük örgütler vardır böyle gayet bilimsel raporlar hazırlayan cemiyetler.Raporlarının bugüne kadar e doğru demişler edebiyatından uzak bir yönü yani etkileyici karar verdirici bir yeteneği olmamasına rağmen çıkar birileri bunları kötüler de. Bunun adı BM olur insan hakları olur olur be olur.Fransa da birçok insan ne durumlarda banliyolarda yaşam savaşı verir bunlar çıkar sizin memleketinizde avagamatya çiçeğine yaptığınız zülmü konuşurlar.Ya da yahu bunlara neden önverdik yahudilerin osmanlıya yaptığı numaranın benzerini uygulayalım diye yuttururlar.Ha yerse ne ala yemezse gider büyükleri bunlardan akıl almak ister.Merkel hanfendinin yaptığı gibi. AB organizasyonu da bu zihniyetle kuruldu.Enstrümanların bir kısmını bilen bir taife hala AB ile temastadır ve Türk devletini çökertmek için büyük çaba vermektedir.Bunu bilmeyenleri de bölmeyi sürdürürler,bunu yeşil islam sarı islam bak bu pembe göze güzel görünüyor gibilerinden fırka fırka bölerler.Sonra bunların başlarına bir AB düşmanı görünümünde müslüman birini koyup bunları bir güzel kabalacı tabiriyle güderler.Bunlar ne ilahi kelamı anlar ne hakikatin farkına varır.Tepesindeki köpeksiniz lan siz dese bunda hikmet arar ne hata işledik diye düşünürler! Bu derece teslimiyetçi grup,oynak karı misali kim zenginse ona yönelir.Menfaat bu alanda herşeyden önce gelir. Kendilerinin yolu hak,diğerlerininki ise boş yoldur.Onları günahkar kendilerini garanti cennetlik görürler.Sürekli birileri gelir bunları kurtarır yoksa helak olacağı zihniyetiyle yaşarlar.Efsaneler kabaladan bunlara da geçmiştir.Ülkede söz sahibi olabilecek cahil orduları işte böyle üretilir.Faiz denmez adı esnetilir değişir kullanma bedeli denir.Kavramı bilmeyen cahil bunu doğru sanıp fitneden uzak durduğunu sanar.Bilakis tam içindedir fırtınanın farkında olmaz.Kabalacılar Müslüman inancını baltalayamayınca ALLAH u Teala(c.c) dan buna izin gelmeyince hadise ve din bilginlerine yöneldiler.Ajansal yapıları ile kimleri kandırdıklarının sayısı bilinmiyor ama günyüzüne çıkan bazıları var ki kullandıklarıyla çocuk görünümlü ebeveyn gibi...! bunlara talimatları kabalanın USA kanadı veriyor.Yönetmek için müslüman inancının tüm enstrümanlarını yalayıp yutturuluyorlar.Önce zokayı bunlar yemeli ki sonra sağda solda sırlarını ifşa etmemeli dimi? Sonrasında bunlara Kur'an-ı Kerim in tefsirleri ve hadisler uydurtulup tabirler yaptırılıyor.Bu zatlar ya ekranlarda ya da cemaatler önünde sürekli konuşturulur her zaman.Amaç ümmet kazanmaktır kabalaya.Ne kadar kişi esir alınırsa o derece kabala nın kehanetlerinin başarı oranı yükselir.Sonrasında bu kişi elbette köşelik denebilecek leb demese de leblebi tırı ağzına leblebiyi dökecek kadar varlıklı ediliyor tabii ki eğer tesiri büyükse... Dinler arası diyalogda bu,medyada bu, her yerde bu ve bunun gibileri önde olurlar.Fikirleri kıymetli,görüşleri altın derecesinde değerli bu kişilerin medyada da hatırı sayılacak derecede güçleri vardır.Tabii ki bu ikinci aşamasıdır işin.İlk aşamada muhakkak halka kendini sevdirmeli ve eğiticilik vasfını(mürşid ve irşad hadisesi) göstermelidir.Bir takım kabalaist büyülerle desteklenen bu zatlar ikinci aşamada en zayıf ve kaynak ülkede medyada ve basında desteklenir.Memlekette Şehid olur üçüncü sayfada ufakça yer verilir,bu zat gak dese manşetten işte budur diye haykırılır.Aslında bunları çokça anlatmanın da bir faydası yok da konuyu şu kabalacıların kıyamet inancına getirmek istediğimden uzatıyorum. Hristiyan taifesi evanjelic denilen eski köktendincilerle ve protestanlarla yani çok ama çok önceden, Musevi taifesi kabalacıların bizzat kendi eliyle Müslüman taifesi ise bu sahte ajanların eliyle kıyamete hazırlanır. Ateist ve dinsiz taife ise medya ve sanat kullanılarak yaptırılır(Örnek:batıl dinler,kıyamet senaryolu filmler,kafa bulandıran filmler matrix gibi) Amaç bellidir.Mesih(a.s) gelmeli ve insanlığı düştüğü bu günah sarmalından kurtarmalıdır.Açık açık bunu desteklemeyen tek din İslamiyettir.Bunu da değiştiremedikleri içn dejenere ederler.Aslında bir anlaşma vardır.Hakiki Mesih(a.s) ı hristiyan fanatikleri,sahtesini de yahudi fanatikleri istemekte bu sebeple kuvvetlerini birleştirmektedirler. Bu amaca gidilen yolda herkes köle ve hayvan muamelesi görür. Neden Afganistan? Afganistan,dikkat edilirse bölgeye en kolay giriş kapısıydı.CIA ve MOSSAD bölgede kolayca gezebiliyor ve cahillik içinde yaşatılan halkın arasına sızabiliyordu.Bu amaçlar Irak ve iran gibi büyük güçlere göre kontrol altında olmayan afganistan kabalaya göre sahneye çıkarılmalıydı.E tabi görünen sebeplerin ardına gizli niyyetler gizlenmesi protokolü kabalanın en ustaca kullandığı protokoldür.Ayrıca afganistan bölgede sürekli bir kullanım sahası olacağından burdan rusya ve arap dünyasına sızmak daha kolay ve kabul edilebilir görülmüştür.Bu amaçla arap zengini kaçakçı Ladin fakir bir islami tasavvufçu olarak dünyaya gösterilerek ılımlı islamın temelleri atılıyordu.Hem islam ile terör kelimesi yanyana gelmeli hem de bu üstteki hayallere kavuşabilmeliydiler.Basit mantık yürütülürse birine karşı haklı görünebilmeniz için elinizde ona ait kozunuz olmalıdır.Bu koz o derece kuvvetli olmalıdır ki sizi rezil edecek,insanların gözünde haklı konumuna getirebilecektir.Böylece 11 Eylül 2003 günü özel olarak seçilerek bugünde bu iki kulede yahudi vatandaşı olmamasına dikkat edildi.Tekrar hatırlatmak gerekir ki kabalacı inanışa göre kendi ırklarından ve dinlerinden olmayanlar onların gözünde sürülmesi gereken bi halta yaramaz hayvan sürüleridir.Burda bir uçak pentagona saldırmış,diğer uçak da beyaz sarayı vurmuştu.Böylece minimum 4 uçakla Terörist islamcılar taifesi (mossad ajanları) saldırı düzenlemiş,saldırıda insansız uçaklar ilk kez denenmişti.Uçaklar uydu üzerinden kontrol ediliyor ve hava kontrolörleri de o anda muhakkak birşeyle akılları çeliniyordu.Bu arada kabalacılar ayinlerini sürdürüyor ve zihinleri bulandırıp konsantrasyonu engelliyorlardı.Saldırı 2 kuleyi yerle bir etmişti.Aslında ciddi bir mesajı kabalacılar dünyaya böyle duyurmayı uygun bulmuştu: İki kutsal dini de yok edeceğiz ve krallığımızı istemeseniz de kurup sizleri süreceğiz.Detaylarıyla planlanan mesaj,uçakların tam hedefe vurmasıyla da son buldu.Binlerce insan öldürülürken bu sahtekarlar çıkıp bu arap yahudilerini ele verdiler.Herşey büyük israil için gerekliydi.Ulusların ve amerikanın kurtuluşu bu savaşı başlatmasına bağlıydı.6 civarı mason ve aşırı evanjelic dinci ailelerin yönettiği amerika,hertürlü imkanlarıyla israile bağımlıydı.Bağımsızlık sloganlarıyla özgürlüğünü ilan eden Amerika,ne gibi bir sorunun içinde olduğunu görse de ellerinden birşey gelmiyor.Zira bunlar iki üç asır değil asırlar öncesinden planlanan saat gibi işleyen sistematik şeytani öğretiler.... sonrasında ise afganistan a girme amacı belliydi amerikalıların.! Tehdit edilmesine bile gerek kalmadan Yavru Bush suçlular bulunana kadar dünyanın altını üstüne getireceğini ilan etti. Bu büyük bir savaşın başlangıcıydı.Bunu biz uydurmadık Bush kendisi söyledi kıyameti başlatan armageddonu başlattık dedi sonra çıktı fransız başbakana gog'magog ortaasyada çıktı(veyahut ortadoğuda) bana yardım etmelisin dedi...! Fransa o dönem yetiştirilen kabalacı dönme Sarkozy nin tahta getirilmesi dönemini yaşıyordu.Bush un bahsettiği gog magog ise bizdeki ye'cüc me'cüc kabilesiydi.İlkek vahşi diye tabir edilen bu kavimin yok edilmesi gerekiyordu ve bu kabile diye tasvir ettikleri others(ateizm,müslümanlık v.b) idi. Bu tiyatronun vehametine artık uyan ey Cemaat i Müslimin ! İlk önce sizi böldüler kendi kabalalarına göre şimdi de sürecekler eğer uyanmazsanız bu hepinizin helakı olacak. Bana birşey olmaz baba bugün TR yarın FR lugatıyla da kendinizi kurtaramazsınız. Bu işler kolay değil onların amaçları da sizin yaşınızın belki 100 katı sene öncelere dayanıyor. Gelelim işin şimdiki Kürt safhasına.. Bu zeki topluluk(övmek için değil hakikaten pisliğe kafaları süper çalışıyor),son dönemdeki politik darbelerini Türklere yöneltti tekrar.Baştaki hahamları dedi ki artık Mesih gelmeli yok gelmiyorsa zorlayacağız alametleri bir ömür bekleyemeyiz! Ve uyuyan dev artık harekete geçti.Yeraltı Savaşlarına bir de görünen savaşlar çıktı.İsrail Amerikayı buralara sırf toprak elde edelim üç beş ton varil petrolun kontrolünü tekelimize alalım gibi bizim kadar basit fikirlerle getirmemiştir. Bunları bu kadar basite alan hakikaten yok olur gider.Amerika başkan değişimini sadece bush aşırı can acıtırken konuştuğu için tercih etmiştir.Kabalaya göre son mesihten önceki kişi bu obama denen müslümandan dönme afrikalı bir köle olmalıydı.Mesihin ön izlemesini size yaşatıyorlar şuan.Fakat bu mesih o mesih değil bu mesih deccal denen iblis ordularının baş kumandanının bir ön izlemesi sadece.Sizi seviyorum diyor Kur'an dan ayetler okuyor,birlik mesajları veriyor ama orduları hala ırak'ta afganistanda müslüman kesiyor? Müslüman ulusunun bu tür sahtelere sırf babası müslümanmış bak bizden biri geçti(o-o ba-bizden ma-biri) gibi safsatalara ayıracak vakti yoktur. Acilen Asya veya Hakikat bir İslam birliği kurulması şarttır.İran bunu gördü ve Hamaney açıklamasını yaptı.Düne kadar savaştalardı ama bugün o da vehametin farkına vardı ve Mehdi yi adres göstererek O nu koruyun dedi ve O na destek olacak bir birlik kurmalıyız dedi.İnsanlar Münadi arıyorlar işte buyrun efendim Münadi çıkmış dünya medyasına bu haberi servis etmiş her millet kendi dilinde görmüş duymuş bilmiştir.Mehdi nin zuhuru çok yakındır ama bu kabalacılar bunu da yok etmek isteyecekler. Zannediyor musunuz bunlar Hz.Muhammed(s.a.v) ı öldürmek için harekete geçmediler? O koyun etinde zehir gizliydi ve ALLAH ın Peygamberi(s.a.v) e bunu bizzat ALLAh Vahyle bildirdi. Hala bu millete karşı şefkat,dostluk ve adalet besliyorsanız söyleyeyim sizi sürmek için çok vaktiniz kalmadı.Her türlü kimlik bilgilerinizi ele geçirdiler,kanınızda kaç alyuvar olduğunu ne hastalığa sahip olduğunuzu bilmek için interneti bunlar icat ettirdiler.siz msn başında pembe sohbetler ederken onlar hakkınızda hertürlü bilgiyi çoktan aldılar bile.E-devlet uygulaması e-okul,mil-sis uygulamaları hep bunların eline bilgi vermenizden öteye gitmez.Sistemi kuranlar bunlar siz bunlardan veri saklayacaksınız ha? Diyeceksiniz ki bunu neden alırlar ne işlerine yarayacak? Şunu söyleyeyim,bu iblisin köpekleri sizin verilerinizi kullanarak hastalık bilimiyle uğraşıyor.Anketler düzenleyerek sizin saçma sapan bilgilerle meşgul edecek bilimlere yön veriyorlar.Onlar harple uğraşırken sizler gülün yaprağında kaç sinir olduğunu öğreniyor hangi toprağa hangi gül ekilir bunlarla meşgul oluyorsunuz.Sonra bunun bir üstünü daha çıkarıyorlar siz okurken birden bilim değişiyor.Siz pembe dünya tablosu nasıl oluşucak nolcak ekonominin sonu diye düşünürken bunlar sizin kökünüzü kazıyacak planları geliştiriyorlar.Domuz gribi,sinek gribi,aids gibi icatlar hep bunların eserleridir. Onlar harp ilmiyle uğraşıyor,lain iblisin komutasında sürekli ilerliyor. Türkiyede son dönemde bir merak gelişip durdu.Birileri çıkıp sürekli dillendiriyor Mehdi gelecek Mesih gelecek bakın yakındır zuhuratı kendinizi hazırlayın diyor Sorsanız birşey bilmezler bunların kaynakları israildir ha hakikati yok mu diyorsunuz şimdi bize? elbette var ama size öğretilenler bunların doğrularıdır.Sizin hakikati görmenize engel olmak için onlar tarih üretir,hadis üretir,bunu yorumlayacak ilim adamı üretir,bunlara kıymet vericek tv ler kurdurur radyolar açtırır ve sizler bunların üzerine gitseniz bi halt bulamazsınız.Kendinizi fitneden koruyun ey cemaati müslimin! Mehdiyi bulmak istiyorsanız Önce hidayete eren kendiniz olun,sonra bu israiliyatın köpeklerinin dişlerinden kurtulun size biçtiği kafeste ömrünüzü bitirmeyin. Mesih(a.s) gelirse merak etmeyin siz hakikaten müslümansanız ehl-i sünnet iseniz farkına varacaksınız merak buyurmayın bu kadar. sizleri bunlar gelecek derken hakiki dinden izole ettiler bakın.Hadis üreticileri var bunlar ilahi kelama benzer! kelamlar üretiyorlar.Utanmıyorlar ki bunu eskiden de yaptılar eski kitaplarına(incili hatırlayın,tevratı da) biiznillah,Haham paşaları ve lain iblis boşverin Müslümanlarla uğraşmayın ALLAH kelamını kıyamete kadar koruyacaktır ne yapsanız nafile ! demese buna da saldıracaklardı denediler ama olmadı göl maya tutmadı bunları yuttu.O hahamların sonu çölde helak oldular hem de farkına bile varamadılar! Onların haberini lain iblis onlara verdi(köpeklerine)!. bir süre yas tuttular aslında başköpekleri sonlarını da biliyordu ve bir vasiyet bırakmışlardı.Eğer bize birşey olursa eğer Muhammed(s.a.v) hak peygamberse ki biz muhakkak geri gelemeyeceğiz diye devam ediyordu.Ben bunun detaylarıyla sizi boğmayayım. Sizin zaten onların sonunu merak etmenize gerek yok kendi sonunuzu düşün onlar gibi helak olmayın... Kürtlerin ve ermenilerin zerre kadar aklı yoktur.Hristiyanlar bir dönem oyuncak oldu bu köpeklere,şimdi de son moda ermeni ve kürtlere dadandılar.Üretiyorlar bunlar tarihi de bunlar keşfettiği için bundan sonraki tarihe de inanmayın. Bugün bildikleriniz yarın olmasa 20 sene sonra tarih olacak.İyi de bir safsataları var tarih yanlış yorumlanabilirmiş. Bunları tablet olayında da görürsünüz.Kendi ırkından bile önce yaşamış mayaların abuk subuk yazılarını (yani anlamadığımız) yazılarını nasıl oluyor da çözüyorlar,bunlarda ilim var irfan var biz ise bunlara göre anca hazır yemeği yiyecek müşterileriz.Yemeğe zehir koysalar farkına varmazmışız vay vay...! Doğru bunu da yaptılar.Yediğiniz yoğurtlardan tutun içtiğiniz süte kadar herşeyin çözümünü bulduk diye çalışıyorlar. Kabalanın kral öğretisi ilaçlardır.Lokman Hekimden koptuk biz bugün ilim savaşlarına kobayız.Lokman(a.s) a ALLAh ilim vermişti.Bugün biz adından bile anlamadığımız yüzlerce ilaç arasından doktorun insafına kalarak ilaçlar içiyoruz. Doktorlar bugün hipokrat yemini ediyorlar.Yani İlahi olmayan bir varlık adına yemin ediyorlar.İmanı olmayan birisinin sizi zehirlemek için aracı olmayacağını nerden biliyorsunuz? Meselenin tafsilatı o derece uzun ki anlat anlat belki ansiklopedi olur bu köpeklerin ayaklarını yazsan. Bunlar efendim varlıkları kullanıp istihbarat işinde geliştirmişler.Doğrudur ama eksiktir.Gidip sizin geminizin rotasını ve yönünü bulmaz batırtırlar siz de öyle bön bön bakarsınız.Hem de bunu gemilerini hatta tek silah kullanmadan yaparlar.Bu onların baş hahamlarının lain iblisle anlaşmasından beri yaptıkları birşey.yeni değil ki,yeni mi öğreniyorsunuz vay size! Bunlardan uzak durun diyeceğim duramazsınız siz en iyisi mi bunları yok edin bunlardan adam olmaz.ALLAH ın lanetini kazanmış bir kavimdir.Peygamberleri dışında bunlardan inanan nerdeyse çıkmamıştır.İnananları da zaten bugün israil de yaşamazlar dışarıdalar onlar.Orda olanlar yer altında bir devlet kurmuştur siz saf saf kudüsün üstünde bir devlet var sanarsınız. ara ara bunları birileri deşifre eder ama açık açık göstermez.Van Helsing i izlemişsinizdir gizli vatikan yer altında şunu diyordu biz burda Tanrı nın halefliğini yapıyoruz.Biz olmasak yeryüzü mahfolur.İnsanların üzerindeki kötü varlıkların etkisini biz savıyoruz gibi safsatalar... Burda hedef saptırılıyor.Vatikanda da var ama ağababaları kudüste hatta bugün Mescid-i Aksa dan denizin altına bir deprem cihazı yerleştirmekle meşguller.Sözüm ona bir deprem üretecekler zira dayanacakları takatları kalmadı.Bir yandan da köpek üretiyorlar sizi sürmek için.Bunlar dehşet bir ırk detaylarını mı merak ediyorsunuz reklamlarını yaptılar yahu! Siz vay be ne yazarlar var dediniz onlar orglar elfler gibi garip vahşi varlıklardı... İlham kaynaklarını genişlettiler bugün belki yer altında milyonlarını çalıştırıyorlar.....! Yani kör olan sizler bizleriz adamlar ayan beyan bak biz bu aşamaya geldik diyorlar.Sonra deniyor ki bu mason Yüzüklerin Efendisini nasıl yaptı:) gariptir ki 3 filmde bitti.Bunlara göre dünya üçüncü çağı görmemeli ve kıyamet üçüncü çağa kalmamalı. Yüzük ve sihir bunların oyuncağıdır.Her kabilesinin bir yüzüğü vardır.Hahamları gizli bir yüzük taşır.Bu yüzüklerin tılsımsal bir yönü vardır ki biri yer altında köpek üreten baş köpeklerin elindedir.Maharet yüzükte değil hiyerarşik yapıdadır.Filmde bu konu masalsı anlatılıyor.Frodo dediği tipleme ise iyilerden birisi gelip bunların oyununu bozuyor.Burda anlatılan bu kişi İmanlı ve tüm dünya içni hayatını tehlikeye atacak kişi bunlara göre.Bu sürüşten sonra olacak tabii bunlar! Yahu adam bu aşamaya gelmiş sen hala otun böceğin yapısını inceliyorsun? Frodo bunlara göre Mesihtir ve vaadedilmiş olması bu yüzüğü yani hükmü ispatına bağlıdır.Hükümdağı Armageddon olmasın ? yüzüğün atılışı savaşın sonu olmasın? azcık düşün yahu,böyle koşulsuz kabullenişin ve hayranlığın niye? Elin ecnebisi yaparken alkış tutuyorsun ama kendin oturup bir hiçbirşey üretmiyorsun... Onlarda birlik var her eylemlerinde görürsün.Külliyatlarına acayip bağlılar yani kafasını alırsın ama sırrı dilinde kalır ağzından çıkmaz.İmanın şartıdır onlarda öğrendiği burda kalır orda nasıl olsa kendini kurtaramayan lain iblis bunları da kurtaramayacaktır önemli olan davalarıdır ve bu gayeye erişmek için her yol sevaptır onlarda! Matrix filimini düşün adamlar çıktı dedi ki bak işaretleri veriyorlar seni hazırlıyorlar sen tuttun neonun peşine düştün.Muhabbet orda değil sen öte tarafa bak.Neo nun Hz.İsa(a.s) olarak zikredildiğini alem biliyor.Geminin de nabukadnazzar yani islamiyette kafir olan bahtunnasar olduğunu da biliyor musun? gemi derken krallığı kastediyorlar.Gemiler kavimleridir yani israil kabilelerden oluşur.Sayılara dikkat et tiplere dikkat et. Gerçekten seçilmiş olmasının onlar için önemi yok onlar için Mesih gelmeli savaş başlamalı artık! kahin o sen değilsin diyor kaşık çatal büken çocuklar var.Sen kahinleri bunu derken aklın onlarda kalıyor. bunu kasten yapıyorlar sonrasında kahin diyor ki o sen değilsin ama sende de güç var gibi terennilerden. Daha nasıl desin sen o değilsin ama gücün var diyor.Yani sen İsa(a.s) değilsin ama sende muazzam güç var farkına varırsan.Sonra bu lain iblisin köpekleri bu kimse bunu yetiştiriyor beynine erişiyorlar. Bir dünyadan bahsediyorlar bu dünya onların büyü alemi bizi sıradan gördükleri için biz basit insanlar yönetilir onlar ise sen bilmeden seni yönetir! sistematik böyle işler.Kurdukları düzeni şüphesiz ALLAH ın izniyle imtihan vesilesiyle kurmuşlardır. Sonrasında ne mi olur tutarlar bu adama birsürü büyüyü öğrettikten sonra salarlar ortalığa bu ajanları yener. Ajanlar bizim gibi basit insanların en kral devresidir.Biz istihbaratla uğraşırken de ajanlıkla uğraşırız. Bunların dünyasında da bizim dünyamızdaki gibi büyü kullanabileceğimizin farkında olduklarını ajanların da böyle neo gibi özelliklere sahip olmasıyla görüyoruz.Mesele şudur; Matrixin izleyenlere değil dünyaya mesajı: Yıllar önce bizi mahvettiniz sizin yüzünüzden yer altına çekildik.Ama artık bir neomuz var ve intikamımız acı olacak.Bize bunun için izin verildi.Lain iblis bizim yanımızdadır ve tüm güçlerimizi birleştirdik.Az da olsak sizi sürecek gücümüz var. Yeter ki neomuz gelsin....! Bunlar senaryo felan değil kardeşim bunlar gerçeğin kapalı hali.Bakıyorlar bu salaklar ayıkıyor mu farkında mı? Ohooo ne kadar gerideler anca İsa(a.s) ı anlayıp onu da kendilerine yormuşlar.Bunlar bizi mi yenecek gülerim anca diyorlar. Çok ciddi bir döneme giriyoruz ve bu dönemin farkında olmazsan dillendirdikleri son tiyatronun farkına varamayacaksın. 2012 diyorum aralık diyorum başka birşey demiyorum.Gerisini Amerika nın sihirli sanatı söylüyor; Holywood=Kutsal ağaç Bunlar durmaz ağam paşam sen bunları kırmadıkça anlamazlar.Adam filistin de soykırım yapar,afganistanda ve ırakta yaptırır sana der ki benim de askerim ölüyor! Birinin elinde taş var diğerinin tankı var bu nasıl savaş yahu bu nasıl adalet? Müslümanların ayıkıp kendine gelmesi lazım. Kürtleri de kullanacaklar akıllanmazlarsa.Ermeniler buna cesaret edemedi ve ermeni işi dikkat ederseniz kapandı? arada bir iki efelik taslasalar da eski sesleri çıkmıyor.Sanmayın ki dış politikamızla alt ettik İsrail onlardan vazgeçti bitti onlar eğer Türk veya azerilere savaş ilan etmezlerse.Bu mesele askıya alındı şimdilik ermenilerle uğraşılmıyacak. Onlara verilen en güzel desteği kullanamadılar hrant efendi ise boşa gitti o kadar eğitilmişti yahu.. O kadar devlete de soykırımı tanıttılar bu da iş görmedi.Bu Türkleri böyle bölemeyeceğiz peh.En güzeli osmanlı sistemine dönelim.Tam güç devam demokratikleşmeye! Kürtlere bu toprakları verdik diyelim ya(bu olmayacğaını ben de biliyorum biiznillah) ama diyelim oldu kötüsünü düşünelim bunların taktiği ne olacak? bu kürtlere üflüyorlar senelerdir güneydoğuda sürtmelerinin tek amacı var vaad olunan topraklara yeni israili inşa etmek için geri almak.Kürt sanıyor ki bu paşa benim dilime kültürüme sahip çıkıyor.Bunlar cahil kalmış devletleri daha fazla severler. Fazla gıkları çıkmaz ve istedikleri gibi yönetirler.Yönet ve böl sistemini çoktur yapıyorlar.Avrupada yaptılar yakın dönemde sırbistanı karadağla böldüler sonra ikisini de federatif yapıdan ayırmadılar mı? Amaçları güçlenen AB yi ezmekti.Ordaki karadağ müslümanlarını da güç olmaktan ayırdılar.Karadağ devlet oldu adı Montenegro oldu ama AB gücü ile korunuyor bak siyah polisten defettik seni beyaz polise karşı çıkma tamam mı :) Fransa nın başına sarkozy i getirttiler Almanların başına Mason Merkeli böylece AB kontrolleri altında artık. Papa ile görüşüp nasıl olsa gebericeksin senden sonra başka senden kimse gelmeyecek dediler.Papa bunları kovdu.Ama papa bilmiyor ki koruma şirketlerinde gizlenmiş onlarca yahudi var ve bir emirle papayı yok edebilecek kadar gözleri kara. Bunu illa vatikan polisi sanmayın bunlar dipteki korumalardır.Dünyanın her yerinde böyle özel yerleri önde görünen arkada gizli bir güç korur.Şu kadarını söyleyeyim papanın yatacağı yatağın koordinatları dahil herşeyi biliyorlar.Bunu da bir kısmını insanlarla paylaştıkları Google denilen grubun uydu destekli casus yazılımı ile yapıyorlar.diyeceksiniz ki Google Earth ile bu yapılır mı ben onu kastettiğimi söylemedim ki? O normal insanlarla paylaştıklarıdır.Kendilerinin çok farklı bir sistemi var ve zaten onlar teknolojiyi kullanmaya pek ihtiyaç duymazlar.Adamları vardır o da olmazsa köpekleri vardır büyüleriyle üfürür malum bölgelerdeki işlrini gördürürler. Bugün büyücü diye geçinenlerin elinde olduklarına inandığı üç beş garip varlık dışında hakikatlerine bunlar sahipler çünkü lain iblis bunların emrine verdi ahde uyarak.Tek başına çalışmadığını en başından beri söylüyoruz bunlar en çok cisme bürünmüş insan denilen aklını kullanmaktan Rabbinin mesajını anlamaktan yoksun bu taifeyi kullanır.Görüyorsunuz bunların ALLAH ın emirleriyle şeriatle alakaları bile uzaktan yok.Teknoloji,bilim,medya,sağlık,kültür her türlü bunların elinde. Bunlar yer altındaki kentlerinde inanılmaz bilgilere erişmiş durumdalar.Mesih deccalin gelmesi için bekliyorlar ve bu yarı insi yarı şeytani varlık fitnenin başı olacak ve emrine koca bir ordu verilecek kişiyi dört gözle bekliyorlar.Biz yeneriz bak o zaman birleşiriz felan demeyin bu iş o derece basit olmayacak.Bu yazdıklarımdan bin nasihat çıkar mı bilmem ama bir musibetten daha fazlası kesin çıkmıştır.birçoğunu zaten biliyorsunuz sadece bu yönleriyle sizlere anlatılmadı hepsi budur. Gelelim deccallerine.Bunu İsa(a.s) a benzetmek istiyorlar ve bunun için hakikisinin zuhur etmesini de aslında ahid sandığının çıkması dışında beklemiyorlar.Bu ürettikleri deccal kendi deccalleri bu arada.Hakikisinin yerini ALLAH bilir. Geriye bir tek amaçları kaldı o da süleyman mabedini inşa etmek.Sonrasında İsa(a.s) bunlara göre mecbur inecek,eğer inmezse bunların eline geçmesi muhtemel o yaratık ortaya çıkacak ki bunu da büyülerle yapmayı planlıyorlar ve şuan nerede olduğunu da bilmiyorlar,lakin bunu yapmayı dahi göze aldılar.. Aslında güzel şeyleri çok söylemek isterdim ama gidişat neyse istikamet o yönde ilerliyor.Yani taşlık yolda gidiyorsanız ileride patikadaki çamurları görmemek mümkün değil zira tekerlekler çamurlarla bu yolda daha fazla götürmez. Gelelim Ahid sandığına bu sandık malumunuz dünya hükümranlığının işaretidir Kutsal Kitabımıza göre.Bunun yerini maalesef(iyi ki) bulamadılar çünkü bu iş onları aşıyor.ALLAH ın izin vermediği hiçbir alanda faaliyet gösteremiyorlar yolları kesiliyor biiznillah.Bu yüzden gerçeği çıkarsa meydana belki bunu bulur diye de merak etmiyorlar değil.Mehdi deccal mesih ve Hz.İsa(a.s) ın kim olduğunu bilmek için yoğun çaba sarfediyorlar.Hahamları ikisinin geldiğini astrolojik ve kehanetsel verilere bakara öngörüyor ve bu yüzden son 15 yılda teknolojiyi kullanarak bu kişiye erişmeye çalışıyorlar.Fakat henüz bu ellerindeki bilgiyi doğrulayacak birine rastlamadılar.1980 sonrası doğan tüm çocukları incelediler,yetmedi gözden kaçmıştır diye tekrar tekrar öğretmen olmuştur avukattır belki diye tekrar gözden geçiriyorlar. Sizleri neyle uyutuyorlar şunu da söylememekten geçemeyeceğim; Teknoloji aaa 3G varken 4G nerden geldi be,MSN,Face,myspace,netlog v.b arkadaşlık muhabbetli kimlik hırsızı ortamlarla.Arkadaşının eteğinin altındakileri gizliden çek paylaş üff kıza bak! bak op olursun sop olursun ama adam olamazsın :) hadi itiraf et kocanı boynuzladığını,ilk gece korkunu anlat! Medya:Aşkın böylesini görmediniz,aldatılmakta sınır tanımayanlar derneği,hadi ekran başında tartışın(kapışın yaa) Siyaset:kültür ayrışmasıdır böyle demokratikleşme olmaz yahu bölünmek demektir bu! Spor:futbol heyecanı ligtvde ayda 40tlye .Onlar kapışsın sen izle onlar para kazansın sen bir de enayi gibi para ver. Sinema : Mayaların 2012 takvimi filmlere sahne oluyor bak bak bak :) İnsan hakları: Başörtüsü nerde bu aralar bilen varmı kızlarımızın? Okul açılınca tekrar hortlar.Üzülme tayyip abileri bi çözüm bulamasa da onların başörtüsüz başlarını okşar! Haber:Bu kadarına pes doğrusu,Hocam ben hiç şey etmedim birşey olur mu şeyime? Eski bir üstdüzey komutan AKP seçimlerini konuştuğu ve oy kaybıyla ilgili espriyi telefonda arkadaşına yaptığı için içeri alındı.Komutan böyle yaparsa asker napar maazallah:) Ydışı:AB her sayfaya imzayı parmağıyla birlikte atan bu başbakan gibisini görmediklerini yineledi.Sözcü Laughen:sayın başbakan hiç okumadan direk imza attı üstelik ingilizcesi ve fransızcası olmadığı halde.Bize bu kadar güveneceğini biz bile tahmin etmiyorduk? Muz cemaati lideri Sibrani Amudakalkan Papanın elini öperek sizlerle birlikteyiz.Ne isterseniz cemaatime onu emretmekte hazırım dedi.Cemaat Papa ile görüşen Amudakalkanın büyük bir müceddid olduğunda hemfikir.Meksikada yaşayan Amudakalkan soy ismi gibi arada sapıtsa da Cemaati onu Mehdi sanıyor.Amudakalkanın çok yakında Kudüse gidip duvarda deli gibi zırlayacağım diyeceği belirtildi. Reklamlar:Ne güzel merak 3Gatlı Gazık dönemine girdik hadi merak edin Gazıklarımız sizi bekliyor.Bu Gızlarımızı da en çok merak edene Gazıklasın diye vereceğiz...! Cami ve cemaat:Namaz öncesi hutbemizde bir konuya değinmek istiyorum.ABD nin colorado eyaletinde kilise arazisini alıp eski kiliseyi restore edip camiye çevireceğiz değerli müminler.Siz yardımlarınızı esirgemeyin ALLAH katında kabul edecektir! Ayrıca kalan para vardı ya geçenden kalma onunla da hemen yan tarafa fin hamamı yaptıracağız cemaatin işi görülsün diye bir seansı cemaatimize 20 dışardkilere 35 liradır.İşte karşılığınız bakın :)
Sonrasında sahnede yine bunlar var. Amerika yı ingiliz sömürüsünün elinden kurtarıp ingilterenin orta asyadaki sömürgeci politikalarını durduranlar kabalacılardı.Amaçları kendilerine dokunabilecek zararlardan korunmaktı.Elbette yıllar sonra kendi elleriyle güvenceleri olan devleti sahneye çıkardılar: Amerika... Çok zorlamaya gerek yok işte büyük İsraeL :)
Atatürk hakikatte kimdi? Amerika ne için savaşıyor? AB ne amaç güdülerek kuruldu? Korelerin birbirine zıt gitmesinin ardındaki sebep ne?
Son zamanlarda görülmektedir ki birtakım kimseler ilme mazhar olup bunu sahiplenmekte,hatta bazı anahtarlara sahip olduğunu iddia edip kendilerine mürşid havası vermektediler. Öncelikle Ledün ilmi hakkında bilinmesi gereken önemli husus şudur; 1)Bu ilim,kesinlikle ALLAH u Teala(c.c) nasip dairesinde kuluna bir ikramıdır.İkinci üçüncü şahısların öğreteceğiz dedikleri husus nefs terbiyesi safhasıdır.Buna ek olarak Feyz de eklenebilir. 2)Ledün öğretilmezden kastımızı açalım.Sebebi ve sonucu düşünmeyen bir beyine sürekli sebeplerini ve sonuçlarını anlatamazsınız.Yani kişiye bak yağmur yağıyor dediğinizde o eğer bu işin hikmetini düşünmüyorsa zaten Ledün-ül manaya kapalıdır.İşte böyle derece derece her insan hikmet kapılarına uzaktır.Kimisi yağmurun ALLAh ın rahmeti olduğunu düşünür,kimisi yağmurun nasıl oluştuğunu düşünür,kimisi de bunun bir nur tanesi olduğunu düşünür.öyleyse bir cümlede bu kadar nasibat dairesi varsa koca alemde biiznillah 7 milyardan fazla beyin ve bu beyni irade eden bir Ruh vardır.Bu sebeptendir ki kişi bu yola nasıl tek çıktıysa ve bu yolda Kaderiyle birbaşına ise(mana anlamında) bunun gereğini de yapmalıdır.Yoksa herkese al bu lamba demez ALLAh u Teala(c.c).Elinizi taşın altına sokacaksınız ki nasibinizi ALLAh nasip etsin.Bu ilmi anlaşılmaz kılan da budur çünkü bir kimse bunu öğretmeye muktedir değildir.Kehf suresinde anlatılan da manaen budur.Musa(a.s) bunu ALLAh tan istemedi nasıl öğrenebilirim dedi.ALLAH da ona salih bir kulu rehber kıldı ve Musa(a.s) yine öğrenemedi. Çünkü nasibini ALLAh vermemişti.Bu yüzden Hızır(a.s) ın bütün sınavlarından geçemedi.Bu Sure-i Celile nin çokça manası var da konumuz bu olmadığı için fazlaca takılmak istemiyoruz. Ledün ilmi bu sebeptendir ki ALLAh ile Kul arasında bir hakikat ilmidir.3üncü kişinin bu ilmi anlaması elbette ki ALLAH dilemedikçe imkansızdır.Bunu da yaşarsınız hayatınızda. Kimisi arapça öğrenir bu ilime mazhar olmak için lakin ilmin hepsi ALLAh tandır bunu düşünemez.Nasibi çerçevesinde ilim bekler ama bunu da idrak edemez ALLAH dilemedikçe. 3)Ledün ilmi için vasıta YOKTUR.ALLAH a yönelmek ve O na ulaşmayı dilemek yeterlidir(elbette tamamen huşu içerisinde).Bazıları sizlere bunun anahtarları var der ama vermezler.Çünkü anahtar sizin imanınızdır.Yani imani kıymetiniz ALLAh katında ne derece yüksekse "O dilerse dilediği kadar" bilebilirsiniz.Bu yolda az bilen çok bilen yoktur.Tüm kavramlar mecaz yani mana içerir.Herkesin düşünce yapısı ve bunu kağıda dökmesi farklıdır.Yani idraki sistemini ALLAH dilediği ölçüde nasiblenir.Bu yüzden Ledün le ilgili söylenen söz 72 aşaması var ve ilk aşamasında olan yeryüzüne düşen yağmur miktarını bilir ağaçtaki yaprak sayısını bilir gibi manalarla gizlemişlerdir.Hakikatte bir ağaçtaki yaprak sayısını bilmek kimseye hayır sağlamaz zaten ispatı da bir o kadar zordur.Bunu idrak edemeyen bazı kimseler işi rakama bağlamışlardır.Burdaki maharet ve mana şudur bize bildirildiğildine(ilhami) göre; Bu ilim insanı Hakka ulaştırır.İlim ikramdır ağaç da aşama aşamadır.Yaprakları ise bu ilmin derecesi olarak görülebilir lakin bir o kadar da Gaybidir.Yani Hakikat ALLAh a ulaşmaktır.Yaprakların sayısının kıymeti yoktur.Çünkü ALLAH ın ilminin sınırını kimse fakir aklıyla izah edemez O dilemediği sürece.Gökten inen yağmur damlasının da hikmeti aynıdır.Mühim olan tanesi değil bizlerin ne derece nasibleneceğidir.Yani Rahmet yağar ama kimin ne derece nasibleneceğini ALLAH nasib eder bu da Kaderle sabittir.72 sayısı neden verilmiştir bunun da elbette bir manası vardır.Nasibi olmayan işte bu 72 nin peşinde arar ve bilmek için diler.Oysa vasıtasız dilemek ve teslim olmak şarttır.İlim nasibi olanındır ve nasib anca ALLAH ın dilemesiyle vücuda tesir eder.Yoksa siz oturur düşünürsünüz bu 72 nedir 7+2 dersiniz sonra çevirir 3+4 =7 dersiniz 3 nefsin+4ilmin aşaması dersiniz.Bu da doğrudur ama işte Ledün denmesi bundan sebeptir.O ilmi bilen 72 aşamasını anca görebilmişti ve bu aşamalarının bile büyüklüğü karşısında aklı aciz kalmıştı.Bir manası da budur.
4)Bu ilimi izah edemezsiniz.sözü edildiği gibi bilmediğinizi de size öğretmez yani zahiren böyle görünse de size muhakkak sebepler vasıta olur.Yani Kur'an okumadan ayetler kalbinize manalarıyla inmez.ALLAH dilerse elbet mümkündür.Ama imtihan dünyasında herkes nasibi kadar nasiblenir ve bu bir ilhamsa herkes bu ilhamı aynı idrak edemez.sonra oturur düşünürsünüz bu derece gaybi bilgilerin hasıl olduğu ilmi ben de sahip olmalıyım dersiniz.Kimisinin derdi budur özenir birilerine.Birkaç misal verelim; Mevlana celaleddin Rumi dönüyordu kendinden geçercesine... Mevlana yı bu derece hayattan koparan neydi? Oysa yaptığı ibadet islamın içinde değildi sıradan görüşe göre. Mevlananın semahı öyleydi ki bedeni yok gibiydi onun için. dışarıdan bakan için o bir divane deliden ötesi değildi. Fakat Mevlana onlara aldırmıyordu O na ulaşmıştı artık vasıtaları önemsemiyordu. Onun vasıtası aŞktı ve aŞk içinde ateşte bir zerre olmuştu sonra da kaybolmuştu. Sen bu ateşe yürek getirebilir misin? Koca ömrünü heba edebilir misin? Kolayı seçip dünya çobanının ardına takılıp Kaderin sillelerine isyan etmek yerine,zoru seçip kaderin tokadına gülebilir misin? Hani Hz.İsa(a.s) bir yanağına tokat atana diğer yanağını çevirmişti ya. İşte O böylesine teslim olmuştu.İşte bu zamandan sonra kader onlar için anlamsızlaştı çünkü Onlar Öze kavuşmuşlardı.Özde kaybolmanın ve Öze ulaşmanın yolunu bulmuşlardı.Nasibat dairesinde gezmeye başladılar ve nice ilimleri hikmet gözü ve mana akıllarıyla seyre daldılar. İşte Ledün ilmi budur eğer sabrın varsa,nefsimle savaşırım ALLAh yolunda cihada varım diyorsan,ALLAH tan her gelene şükür edebilirim diyorsan,Yeter ki ALLAH a ulaşabileyim yolun çilesi umrumda değil diyorsan,Nasibimde varsa nasibim kadarına razıyım diyorsan sen zaten bu işin dışında değilsin.ALLAH herkese ilim verir ama insanlar bunları kendilerinden sayar. Sen birşey bilmezken tahtayı eline verdi marangoz oldun,demiri erittin demirci oldun,manasından nasib etti şair yazar oldun,göğü merak ettin nasib etti astronomi ilmini ketmettin,rakamları ilham etti matematikçi oldun,Ama hiçbirini kendin var etmedin hepsi O nun ilminden ikramlardı ha sen bilmedin o işin başka kısmı. Ledün senin hayatının içinde zaten neyini inkar edeceksin? Karnını yardığın kimsenin dalağı böbreği mi rahatsız nerden biliyorsun? Bunların ismini cismini ve mekanizmasını sana kim ilham etti? Eşyaya hakikat arıyor Ademoğlu kendisi sanki çok farklı işte bir hiç hiçteki hiçi arıyor. Öbürü de o hiçteki hiçin hikmetlerini söylüyor.Hepsinin tek manası var OL! dedi ve oldu. Bu alemde gereğini yapmak icab eder Hakikat diye meşgalelerle uğraşmamak icab eder.Yarın ne olacağını bilemezsin Hakka yönel ve Hakikati bul.Nasibin az da olsa olmasa da yönel! Sen yönel ve gayrisini Mülkün Sahibinin tasarrufuna bırak... Tıpkı ilk dünyaya geldiğin zamanki gibi Niye ağlıyordun da gülmüyordun? Çünkü ALLAH tan ayrılmıştın Ondan ağlıyordun.Sonra O sana ilham etti sustun. İdrak edemiyordun birçok şeyi hepsini sana öğretti.Annenin sütüyle beslendin oysa aynı göğüsten sende de vardı işte Hikmet-i İlahi sana en saf meyvesini böyle sundu. Yıllar geçti sen büyüdün ve imtihanının başladığını da ilham etti.Sana Şah damarından da yakındı sense O nu aramak yerine birtakım meşgalelerle ömrünü tükettin.Hakikate ulaşmak gayesinden uzaklaştıkça merhalelerle sana Mevlana gibi "Gel,Gel,yine Gel!İster Mecusi ol,istersen ateist,bin kere tövbe edip binkere bozsan yine gel,bizim dergahımız(yolumuz) umutsuzluk dergahı değil" diye katılaşan sinene bildirdi.Sen ona vicdan lakabını taktın fakat zaman zaman düşündün.İşte hakikat mi arıyorsun hakikat bu...! Bir insan doğduğunda kendi ağlar öldüğünde ardından ağlarlar.İşte ALLAH ın hikmeti..! Eğer doğduğunda ağlamazsa poposuna vururlar.Bunun da hikmeti var uyan artık imtihanın başladı tanı alemi...Beni bul diyor ALLAH u Teala(c.c).Nerde bulacaksın bak dağa toprağa taşa ve nicelerine gör sana nasib ettiklerimi,gör hakikatin tecellisini diyor. Niye nefes alıyorsun ve veriyorsun? Her nefesinde bir hesab yazılıyor O nu her hatırlamadıkça uzaklaşıyorsun hakiki tecelli ise gün gelip çatıyor ve sayılı nefeslerin sona eriyor.Sen bilmiyordun değil mi doğarken kaç nefes alacağını ? Ama Kaderin Mutlak Hakimi ALLAH(c.c) biliyordu.İşte bu nefeslerin hakikati oydu.Aldığın nefesler de Kaderinin şahidiydi.Sen bunu da anlamadın ve yıllar birbirini kovaladı. Ölmeden önce de ölmediysen vay haline...! İşin Özü şudur ki Özsüz hiçbirşey olmaz... Tohumsuz meyve meyvesiz tat tatsız his olmaz. Önce tohum olup toprağa düşeceksin sonra nasibleneceksin ve nasib dairen ölçüsünde dal boy vereceksin.Sonra meyve olup güneşte kızaracaksın sonrasında nasibi olan senden nasiplenecek tada gelene kadar piştikten sonra sana nasib edilen meyveleri nasipleri toplayacak ve sen de bu meyvelerden gelen tadlardan hoşnud olanlardan ALLAH razı olsun hisleriyle olanları toplayacaksın biiznillah. ALLAH tahtayı ağaca gizledi.Ağacı ise toprağa bağladı.Toprağa da tohumu emanet etti.Sonra OL! diyince tohum ağaça dönüşüverdi ağaç yaşlandı ve çınarlaştı.Ölümü Hak oldu sonra insana ilham etti ve insan bu ağacın celladı oldu.Canını aldı.Ondan çokça şeyleri biiznillah O nun ilhamlarıyla üretiverdi.ALLAh demiri insanların eline verdi.İnsanlara ona ateşle yaklaşmasını ilham etti.İnsan bu demiri ateşte eritti ve baltayı yaptı.Yani özünde ilhamların hepsi Ağacın kaderinde vardı.Sadece vesile olarak ademoğlu kılındı.Çünkü O şerefli mahluktu.Ne kadar insanın Kaderine benziyor işte ALLAH u Teala(c.c) gözümüzün önünde bunların hepsini cereyan ettirdi.Biz ise sıradan bir vaka gibi bakar dururuz.Bana ilham gelmez der dururuz.Hepimize gelir fakat maksadı farklıdır.Hayatı yaratan ALLAH u Teala(c.c) bizlere bunun da türlü türlü yollarını ilham etti.Hertürlü varlığı yeryüzündeki şerefli mahluğunun ömrüne ve imtihanına vesile kıldı.Kaderlerarası kader de böyle oluştu. O o an oluştuğunu sansa da hesap çokça zamanlar öncesinden tastamam olmuştu.Velisi evliyası Hak aşığı bunları idrak etti ve Senden geldik Sana döneceğiz Ya Rab! dedi. İşte bu yol Hak yoludur bu yol aŞk yoludur Bu yol Rahmet yoludur Bu yol Hikmet yoludur Bu yol Hakikat yoludur.Niceleriyle doludur madde gibi yokolmaz yani bitmez tükenmez.Bu yüzden içer ama kanmaz,görür ama aldanmaz,bilir ama aldatmaz,sever ama ayrılmaz,susar ama konuşmaz,diler ama ummaz Gayesi Hakka ulaşmaktır işte bu yoldaki hazineleri saymak,tarif etmek,idrak edip maddi akılla izah etmek imkansızdır.Bir yerde pınar var nasibinle avuç aldın yanmıştın sana koca damacana içmiş gibi gelir ilk anda ama bakarsın ki bu yangınını artıracak ve kanamadan tekrar tekrar avuçlayacaksın nasibin varsa.İşte yol böyledir.Tarif edebilir misin bu ilk avcundaki suyun dilinle ve içinle buluşmasını? suyu içtim ama doymadım dersin tekrar tekrar tekrar.... Hakikat yolunda aŞk şerbeti de böyledir içer durursun ama ne içtiğini bilmezsin çünkü ikram edeni bilirsin önemsemezsin.Hakikat ilmi böyle artar sen fark etmezsin.Sofranı donatan sana ikram sunar karnının doyacağı kadarını zaten verecektir bunda şüphe varmıdır? Şüphe ediyorsan bu yoldan el çek bu yolda şüphe yok şüpheni nefsinde kilitleyip geleceksin.Kendi evinde bırak onu,yiyip içeceksin ama gözün Hakikatte olacak sen yiyeceksin fakat öyle bir aŞk ki bu fark edemeyeceksin işte Hakikat aşkı böyle böyle büyüyecek.Merak etme merhamet ve rahmet sahibi rızık sahibi zaten O... Seni mahrum bırakır mı ilahi bu şüpheden el çek... İslamsın sen teslim olmalısın ve teslimsiz İslam olmaz kardeşim.Aşk bundan sonra başlar ve niceleri bununla başlar.Sen artık sevgilisi olan birisin ve herşey sana Leyla artık her madde sende leyla.. Sen ise biçare mecnunsun O naz edecek arada küstüreceksin ama küsmeyeceksin ümitsizlik makamında değilsin unutma! Nasib edilene boyun eğ ve bunu sorgulama.O bu şu yok artık sen ve O varsın birsüre sonra sen de yok olacaksın aslında yoksun da! sonra da bakacaksın ki hakikatte Esma-ül Hüsna nın 99 tecellisinden öte bir hiçmişsin ve O 99 Esma nın da sahibi hep seninleymiş...! Kendinden utanacaksın onca günahdan da kendini azarlayacaksın.İşte o zaman doğru yol üzresin.Akibetin hayırlı sonun güzel olacaktır bu istikamette. Nefsin bineğin gibidir aman ipleri başkasının eline verme...! Artık Ölmeden önce öldün sen...Dünya yok senin için hayat ise koca bir boşluk O olmadan.. bu AŞK sana yeter azığın da olur,maşuğun da olur,Özünde kaybolursun.Güle gerek duymazsın,sevdalar aramazsın,yarınım ne olacak sualinden firar edersin,canın sıkılmaz çünkü aŞk ın vardır.Sen bunu idrak edemezsin sakın maddeye aldanma o bir süs hakikati gizlenmiş içinde.Bu yolda zaman zaman yükseleceksin ve bu yükselişlerinde de farklı farklı nasiblerini idrak edeceksin.İşte burası diyip durma nasibinin ipleri elinde değil senin.Ölüsün sen artık teslim ol Hakikatin tecellisine,yoksa bu aŞk seni yakar bitirir.Uykun yoktur yemez içmezsin düşünmekten el çekmezsin,budur senin aŞk halin... Muhakkak ki bu istikamet üzreysen ölmeden önce öldüğünden öldüğün için öldükten sonra ölmeyi kaderden sayacaksın.Yani ölüm senin için aŞk ın düğünü olacak.sadece yarine kavuşmak için bir süre istirahatgahına çekileceksin.sana bu sırları yaşatması için O na yönelmen lazım.aŞk ını sen bulacaksın bu senin kaderin ve kaderindekini SEN yaşayacaksın. doğarken yürüyeceğini bilmiyordun ama şimdi ne güzel yürüyorsun.Eğer emeklemeseydin yürümeyi bilecek miydin? Şimdi vakit tamdır senin için yönel O na bul aŞkı ... Leyla ile Mecnun un dillere destan aŞkını sen de yaşayabilirsin.Eğer dilersen kalpten aŞk seni bulucaktır nasibinde varsa nasibinin olduğu kadar. Nasibini düşünme aŞık olurken O seni beğenmişse O na kayıtsız şartsız yönel Adını zikret durmadan O nu hatırlamak için bahaneler uydur.Birgün aŞk ı kalbinin katılığını eritecektir ve kabzolacak tüm benliğin.Unutma ey Ahi bu yol sabır yoludur,bu yol hikmet yoludur bu yol hakikatin seyrine dalmak yoludur.aŞk bundan sonra oluşur öyle birden birşeyler bekleme.. Ölmek kadar zordur ve dönüşü kötü olur şarabından tadana.aŞk bahanedir mühim olan zehri elinden tadabilecek kadar sevebilmektir.aŞk bitmez işte bu derece sadakat olursa kalbinde. Ölene değin bu sadakatini kabzetmek için uğraş kalbinde.. Bu uğurda bileceklerin fark edebileceklerin bilmediklerinin yanında hep 72 gibidir.sen sayarsın belki ama nimetin sınırı yoktur.Çünkü Hakk tandır.O na kayıtsız şartsız teslim olmak için nefsinin hastalıklarıyla savaşacaksın.İşte yol budur.Kılavuzun imanın yoldaşın kalbin emelin Hak Teala(c.c) ya kavuşmak olsun daima... sıkışırsan darılırsan bu yolda aŞkı hatırla nice emekler verilen O aŞk.. Kaybolursan veya öyle snarsan Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler olsun. Kelama sıkı sıkıya sarıl ve sahibini incitmekten haya et. Göreceksin ki bu yolda önünde bir ışık gibi olacaklar.Madde gözünle oku hikmet gözünle mana aklına sevket göreceksin ki nice manalar çıkacak ortaya. O zaman bir ayna olacaksın senin görevin bu bu imtihande.. Aynadaki görülene katkın olabilir mi? sen O na tek ilave edemez değiştiremezsin.Aynanın üstünde iki göz vardır ve aynanın özünü yazarlar.Sen bu gözlere de müdahil değilsin.Aslında sen ayna da değilsin zannın bu yönde sadece aynayı hissediyorsun. Hakikatte ne aynasın ne görüntüsüsün ne kendisisin.İşte bu hasılda görülüyor ki sen Özdeki kayıp bir zerresin.Bu da senin zerreliğin değil ikram-ül mühletin tecellisi.Sen hakikatte hiçbirşeye malik değilsin sadece olduğunu zannediyorsun.Bundan kurtulmanın yolu ise lambaları yakmaktan geçiyor.Lamba yandığında Hakikat Meydanı aydınlanacak ve sen Özünü göreceksin nasibin ölçüsünde. İşte tüm hayat gayenin yegane hedefi bu gayeye ulaşmaktan geçiyor.Önüne çıkanlara aldırdıkça geride kalıyorsun gün ışığının belirli mühleti var ve bir zaman sonra hava kararacak.Günün batmadan hakikatine eriş ey hakikatin idrakten yoksun fakir yolcusu! Bu kelamlar içinde zerre kadar ben yoktur.Ben burda acizdir hatta battığı andır.Bu fakirin sözleri gibi görünse de bu fakir aslında hiçbirşeye erişememiştir.Maharet kerameti görmektir.Görmek için bilmek lazım bilmek için bakmak lazım bakmak için göz kapakları açmak lazım açmak için ise niyyet lazım niyyet için istikamet lazım... Sır sende saklı bir hazinedir ve sen sırrın peşindeki avcısın.Hakikat hazinenden uzaklaşma ve istikametine yönel. Ölüm gelip çattığında emanetin hakiki sahiplerinin elçileri sana demesin ver şu kaftanı yazıklar olsun sana bunun için mi emanet edildi denmesin. Kaftanın kıymeti yok hakikatte senin aklın onda kalmasın.Kıymet Kaftanın sahibinde.... Aklını ilimlere yor aklını hakikate yor öyle ki çifte koşulmuş bir çift öküz gibi olsun.Yorulup dermandan kesilsin onu ibadetlerinle besle.Bunu haketsin sonra da istirahatgahına yönelt istikametinle her gece yaşadığın ölmeden önce ölümü tattır. Aslında ölüyorsun bak mühletin bitmediğinden ertesi günün var.İşte hakikat böyledir. Sen hikmetin perdesini bir aralamak için niyyet et ki güneşin ışığı üzerine vursun.Sen hasta odanda yatan bir gafilsin. Uyumak ile olmak bu iş hekim gerek güneş gerek niyyet gerek.Hekimin Peygamberimiz(s.a.v) Güneşin Hak Teala Niyyetin is imanın olsun. Ledün ilmi en kısası belki budur.Hakka ulaşma ilmidir.İlim bile aciz kalır tanımlamakta O na ulaşmanın yanında.... ALLAH ın Rahmeti,Bereketi,İhsanı,Feyzi,aŞkı,İlmi hepinizi hücrelerinize kadar donatıversin dilerim. Belki birgün bizler de ...?
Dünyadan ayrılmadın mı ayrılırsın yârından Yârdan ayrıldın mı dönersin diyarından kelamını tuttun mu hakkiyle tutunursun tutamadın mı olsa olsa helak olursun etme ey kul bu dünya olacak helak gel Rabbine dön bulacaksın felak şöyle bir seyreyle göreceksin hakikati akılda arama rusva olursun mükemmeliyeti manayı sırda gör kalbindeki gözünle onunla özümse onunla çözümle tasdik de edersen bulutlar dağılır Biiznillah nurlar kalbine yığılır işte o zaman kurtuluşa yakın bir ersin dünyada suretini gözleme O hem hakikatte hem manada nasıl ki alıyorsan derinlerine nefesi vereceksin birgün toprağa bu etten kafesi açılacak nice defterler saçılacak günahın vallahi bismillahe dahi kalmayacak takatın işte o nurlar olmasa o anda sinmemiş olsa ruhuna narı avuçlarsın korla körüklenir o boş güruhuna bu bir imtihan senin için beş nefeslik alemde hakikate dön kurtuluşa er saadeti bul deminde fakir fakiruni ne dilese belki günahından sızar belki o da birgün hakikatle tozar Emin olmak kimin haddine Fahrialemden öte Toz konsa ne olur ak ve pak süte Arıyorlar dört bir yanda Mehdi efendiyi bilmiyorlar hidayet içlerinde zuhur etmeli sonra erebilirler hakikatin çağrısına işte hidayete erdirmek de biiznillah tam bu sahfada boş gönüllere bu devirde boşadır sefer cihad için görülmüyor ki kalbde bir katre dahi olsa eder harikulade olmakta değil hakikatin gölgesi özünde görmek lazım her bir nebzesi bakarlar kelama arar dururlar güneşi çoktan doğmuştur görmezler mi senelerdir yanan ateşi belli ki onların maksadı başka maskara lazım meclise O vakit ne Mehdi bulabilirler ne başkasını hapise Kelam dan çalarlar nice satırları edepsizce sonra şahid olurlar özlerine şuursuzca muhakkak Kelam haktır öyleyse günah bunun nesinde hakikat gözüyle bakılmadıktan sonra Kelam gözün hangi kefesinde verirler zeman zeman ALLAH adına hüküm ermişler de sanki bilmişler herbirşeyi hemküm yazık ederler bizatihi evveli kendilerine kalblerine birşey inmez onlar uyar hep zannı kinayelerine Nefs ölmemişken hakikat zuhur etmez boşa bekleme ey gafil bu imandan kemalat çıkmaz eceline kadar dümdüz gidersin duru yolda birden bineğin durur dönülmez sonda der ki sen ki nefsine uydun ey gafil dile getirdin beni ettin gayemden cahil üzerimde taşırıken hakikaten ben seni biliridim hakikatten alimden az geri biraz beri şimdi ise göründü bana ehl-i hakikat artık senin için ne bineğim ne de at sana lazım gelir yerde sürünmek hak bak yularından tutuyor nefsinden bir cerahat ey gafil sen sen ol düşme bu hale Yaradanın en kudretlisi sensin olma hakikatten izale Her dem yap ne kadar emri varsa tutuver kalbinde temizlenecektir cerahat manevi bedeninde şu sözlerim sana ağır gelebilir lakin hakikattir temizlenmemiş bir bedenden kurtuluş belki Rahmettir. Rahman ın rahmetine kadar bırakma işi Ol sen de ehl-i mana müslüman-ı kamil kişi. Çünkü sen acizsin bilemezsin gaybı yazıktır Rahmet bekleme amelsiz yaşama o günde kaybı. Haktır sevgilisine rahmet tecelli eder Sen sev ki bilsin misliyle var eder. Bu aŞk geldiyse vücudunda vücuda artık korkma ama emaneti de elden bırakma etme yazık bilinir ki koca bir alem imtihan üzre kuruldu bu alemde en büyük ziyan iman üzre koyuldu verdiğin sözü hatırla daha burda olmadan evvel sana döneceğim Ya'rab ölmeden evvel işte şimdi ifanın zamanı borcundur bu aŞk vermelisin takvanı sonrasında ne olur diye meraka düşme dur takvan takva ise gör bak Mevla m neleri oldurur. Sen bile şaşarsın bu akıl ötesi işe artık akılla bakmazsın manaen seyredersin her bir işi düşünme ey ahi çözemezsin haksız hiçbir safhayı sen evvel suretsiz idin rahminde maphusa girmeden sonrasında söz verdin gaalu bela dan gösterecektin takvayı lakin mani oldu dürlü dürlü aksilikler nefsinden birden mahiyeti kesildi sanki ciğerinden kapandı tüm alem-ül mana işte O ydu daha doğarken nefesi,süt emmeyi bildiren büyüdün pek nankörleştin O na karşı şimdilerde zevkdesin sefadasın sahte alemi gözlerin kapanınca mı görmek niyetindesin hak ki Kelamı
Sevgili kardeşlerim ALLAH u Teala(c.c) nın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.
Çok konuşulan bu hususu kendi fakir aklım ve edindiğim bilgiler ölçüsünde islam süzgecimden geçirmek gafletine düşmekte bir bais görmüyorum. 1:Mehdi Kimdir? 2:Neden bekleniyor nedir bu yaygaranın hakikati? 3:Mehdicilik yüzünden baltalanan İslam! 4:Bu hususun bir müslümana zararı nedir?
1:Mehdi Mana olarak hidayete ermiş(biiznillah) ve hidayete erilmesine vesile kılınacak(inşallah) kimsedir. Mehdi olağanüstü birisi değildir.Bazı saf kardeşlerimiz Hadis ilmine vakıf olmadan fikrinin uçurumunda Mehdi üretmekten geri kalmıyor.Efsaneleri bir yana bırakırsanız hakikati görürsünüz.Hakikati görürseniz Mehdi sizin yoldaşınız olacaktır inşallah.Öbür türlüsünü düşünmek bile saçmadır boşa zaman ve imtihan kaybıdır.Mehdi hidayete birilerinin vesilesiyle erse bile bu bizlerin zahirde düşündüğü manada bir tarikat olmamalıdır. İmam-ı Azam Ebu Hanife(r.a) gibi Mezhep önderlerini velayeten Gayb aleminden atamışlardır.Yani Kader dairesinde nasibi varsa ve O kişi kimse O na nasib olacaktır. ALLAH ın nasibini sorgulamaktan lütfen elçekiniz.Bu size birşey kazandırmaz aksine kaybettirir. Bediüzzaman Hazretleri bile "Mehdi geldiğinde Seni görev başında bulsun"diye kendisine herşeyi düzelteceğini söyleyen zata kızmıştır. Mehdi beklentisi boştur.Hakiki Mehdi PEygamber Efendimiz(s.a.v) dir.O na salatu selam olsun. İnsanlar O nu örnek alsa ve O nun vesile olarak bizlere vasiyet ettiği Dine hakikat suretiyle sarılsalar inanın hiç böyle bir beklentileri kalmaz.Fakat beyin nefs ile kardeş oldu mu kolayı seçmeyi yeğliyor.Her Müslüman biiznillah bu anlamda bir Mehdi olabilir olmak için çaba sarfetmeli imanını o dereceye yükseltmek için ALLAH u Teala(c.c) den nasibini istemelidir.Fakat bugün bunların üstüne kalem çekilmiş ve günahkar müslümanların her türlü zevk ve sefa içerisinde bir mahvetmedikleri Mehdi leri kalmıştır. Mehdi zannedildiği üzre harikulade bir şahsiyet değildir.Adem(a.s) öyle olmamıştır Mehdi nasıl böyle olacaktır? Mehdi hidayete bir vesileyle erer.Bu zamanın Gavsı,Kutbul Aktab ı ile olabilir.Kendisi hilafet makamını devralıp Şeriat-i Muhammediye yi tekrar yeryüzüne hakim kılmak için savaş verecektir.Böyle bir büyük mücadeleye hazır mısınız? ben söyleyeyim açık olun daha filistini,afganistanı,ırakı izliyorsunuz ve evinizde oturup rahat rahat uyuyorsunuz. Deccal aramaya da devam eden zihniyete ufak bir tesbitte bulunayım inşallah. Bakınız bazılarınızın zihniyetinde şu belirmiş; Efendim o derece insanlar kabirdekinin yerinde olmak istemiyor yani o dereceye henüz gelmedik? Bu dünyada kaç milyar insan var farkındamısın? Hepsinden bizzat söz aldın mı gidip tek tek sordun mu? Efendim Deccal henüz gelmemişmiş veyahut Mesih Deccal henüz gelmemişmiş. Hadis ilmini Mana alemini bilmiyorsun ama bilmeden konuşmaktan da geri kalmıyorsun. Makam olarak İmam-ı Rabbani ninkinin gölgesine ben değemem.O diyorsa muhakkak birşeyleri görmüştür.Evliya boşkonuşmaz hele şöhret peşinde hiç koşmaz. Ha bir de evliyayım diye geçinen bir taife türedi o ayrı bais konusudur. Efendim Manevi olarak tekrarlıyorum önce sen Hidayete ermiş Peygamber(s.a.v) imizin ve Kur'an ın çağrısına kulak ver de hidayete er.Ha bu zor gelir bana diyorsan boşa bekleme Mehdi ile konuşsan dahi O olduğunu bilemeyeceksin.Hidayete erememiş kimseyi ne yapsın Hidayete eren kimse? Savaşa götürse kaçar,Deccalin önüne koysa bıçağı görse kesileceksin kader böyle dese korkar O na biat eder,şimdi bunlara kızıyorsun ufaktan ufaktan nefsinin ateşi burnuma kadar ulaştı. Seni rahatlatayım ben nefsime de söylüyorum o alçağa beni cehenneme götürmek için türlü oyunlara alet olana! Yani meraklanma ben de senin gibiyim kurtulmuş değilim. 2.ci suale gelelim inşallah.Efendim Mehdi işini İslam ı yönetmek için isteyen kimseler var. Makam yanlızca sahibine iade olunur sözüne binaen görüyorsunuz ki niceleri alenen bazıları dolaylı Mehdilik makamının talipleridir.Yine dikkat edilir ki bu makam taliplerinin hepsi makamı dünyevi çıkarları için istemekle birlikte bazıları da batılı güçlerin teşvikiyle öne çıkmaktadır.Görülmektedir ki hakiki Mehdi ile ilgili olan herşey bastırılıyor,ayetlerden cımbızla kendilerine uyanlar çekiliyor,Hadislerin Türkçesi ile de halka sunuluyor. Bugünkü manzaranın özü budur inşallah. Gelelim bu kimselerin özünde öze ulaşma gayreti içinde olup olmamalarına. Hakikaten hakikati yakalamak gayesinde olmayan kimse Mehdi olamaz.Mehdi bizatihi önce kendi Hidayete erecektir.Bu aşamanın ne derece zor olduğunu sizlere söyledim yukarıda.Demek ki şuanda sizin bizim gibi sıradan bir insan vasfında dışarıda dolaşmakta sizin bizim bu yazışmalarımızı nasipse görmekte ve işitmektedir.Belki bizimkileri duymaz ama muhakkak bazı borazanlı mehdiciler vardır.Bunların siteleri vardır ve bunlara çetrefilli yollardan paralar gelmektedir.Aslında dertleri Mehdi olmak felan değildir.Hilafet makamını getirmeklerindeki gaye memleketi nasıl parçalarız? Bir de İslami otorite olarak nasıl yönetirim? gayesinden ötesi değildir.Hatta bazısı utanmadan Ukab ın bir benzerini yaptırmış (sözüm ona ona gökten inmiş) üzerine kendi ismini de yazdırmayı ihmal etmemiştir.Bu zatı muhterem çeşitli internet siteleri(ki çoğu alevi meşrepli forumlardır)ne üye ettiği taraftarlarını bu vakanın bu sene aralık ayında gerçekleşeceğini söylemekten dahi çekinmemiştir. Bu derece Mehdi merakı üst seviyelere ulaşmış lain iblisin meclisine bile oyuncak konusu olmuştur maazallah.Birtanesi de hem elçi,hem mehdi,hem de halife olduğunu ilan ederek Irak savaşını kendisine biat etmeyen Saddamı Amerikaya şikayet ederek gereğini yaptırdığını söylemekten dahi geri kalmamıştır.Hatta daha ileri gitmiş Kur'an şeriatinin kendisine gelen vahyler doğrultusunda yeniden değiştirildiğini,recm ve el kesme hususlarının kaldırdığını söylemekten geri kalmamıştır. Günümüzde böyle büyük beklenti ortamı kurulmuş ve bu ortamdan lain iblise güzel malzeme çıkmıştır.Mehdi geldi-gelecek-gelmeli gibi sloganlardan kurtulup her müslüman üzerine düşen vazifeyi yapmalı,gerisini Takdir-i İlahi nin tasarrufuna bırakmalıdır. Yoksa bu tarz kimselerin ardı arkası kesilmeyecek maazallah belki bizler değil ama ümmeti müslümin dairesi bundan baya zarar görecektir.Bana birşey olmaz zihniyetini biryana bırakmalı ve olayın vehametinin tüm Müslüman alemine zararı düşünülmelidir. 3)Mehdicilik 1960lardan sonra hız kazanan bir akımdır ve yukarıda izah ettiğimiz üzre,bu akımdan uzak durulmalı ve her müslüman imanını koruyup muhafaza etmeye çalışmalı ve üstüne düşen farzi görevlerden kalan zamanlarda gerektiği ölçüde nafile ibadetlerle iman dairesini güçlendirmelidir.Gayba dayalı bilgilerle geldi,gelecek merakı yerine Müslümana düşen hakiki kulluk seviyesine ulaşabilmek için uğraş vermektir.Farkında olmayan manevi cihadında zaman zaman nefsine mağlup olmakta bazısı ise bu savaşı baştan bırakıp Mehdi nasıl olsa gelecek beni de düzeltir ben keyfime bakayım düşüncesi ile dalalet yoluna saplanmaktadır.Tekrar belirtmekte sakınca yoktur ki Hakiki Mehdi :Peygamber Efendimiz(s.a.v) dir.Şüphesi olan imanını sorgulasın.Bundan sonra biri gelir gelmez ALLAh ın tasarrufundadır.Belki gelmiş geçmiş belki bizden nice sonralar gelebilir. Biz ölüp gittikten sonra kıyametimiz kopmuş Mehdi mizi bulduysak(Efendimiz(s.a.v)i) kurtuluşa inşallah ermiş bir şekilde ALLAH ın huzuruna gitmiş olacağız.Aksi takdirde Mehdi nin bizden sonra gelmiş olmasıyla geçen ömrümüzün hesabını ALLAH a nasıl vereceğiz? Bu tür merakların kökeni Gaybi meraklardır.Gaybi meraklar imani gelişimi engeller.İman Gaybi merak üzerine kurulu değildir. İman tam anlamıyla ALemlerin Rabbi olan ALLAH a teslim olmaktır. 4)Zarararını da en başta Gaybe olan merak alır kişiyi.